80’li Yıllarda Bir Pazar Sabahım

17817_589024281110786_82349425_n[1]

80’Lİ YILLADA BİR PAZAR SABAHIM

Senin için mutluluk ne dir diyecek olursanız; “Gözleri Gökyüzü Mavisi, Kalpleri Sevgiden bir nehir olan ailemin sonsuz sevgisine maruz kalarak büyüyemekti” derim. Hayat yolculuğumu mutlulukla başlamıştım üzüntü nedir bilmeden. Mutluluğun güvenli kollarındaydım. Belki üzecekti beni 2000’li yıllar ama 80’ler deydim ve güvendeydim.

Hani herkesin Cumartesi gecesinden yıkanıp büyüklerinin elini öptüğü, sobanın yanında sıcak ıhlamur içip, portakal yediği kabukların sobada yakıldığı, yelek ve patik giydiğimiz ve bundan hiç gocunmadığımız, hepsi bir mutluluk olan günler. İşte öyle bir gecenin sabahı annemizin sevgi dolu sesiyle uyandığımız bir Pazar sabahıydı.

İnsanı uykusunda bile kendine getiren bir börek kokusu sarardı her yanı. Mavi Gözlü Dev BABAmın herkes uyurken yaptığı böreğin kokusu bizi bizden almaya güne mutlulukla başlamaya yeter de artı bile. Lavabonun önünde yüz yıkama kuruğuna girerdik ağbilerimle. Yüzünü yıkayanın saçlarını tarardı annem. Ev eşortmanlarını giyen kahvaltıya koşardı. Masanın başına giden çiçek gibi hazırlanmış kahvaltıdan bir lokma almazdı ta ki herkes oturana kadar.  Paşa çaylarımız bardaklarımızda hazır olurdu. Emoşum elindeki lezzet, kalbindeki sevgiyle hazırladığı çeşit çeşit ev reçeller cam gibi renkleriyle masada yaz kış bahar dalı gibi beklerdi bizi. Bal kaymak babımın vaz geçilmezi. Peynir çeşitleri Emoşun olmazsa olmazı.

Börekler aklımızda kokusu burnumuzda ama önce yumurtalarımız tabaklarımızda. Teyzemin sesi gelirdi kulaklarımıza “yiyin büyük adam olursunuz” hiç değişmezdi yumurta yememizin nedeni. Pek iştahla olmasada bir ısırık alınırdı yumurtadan. Yüzümüzdeki isteksizliği gören teyzem “Hatrım için” yiyin cümlesi bitmeden yumurtalarımız bitmiş olurdu bile.

Hatırlıyorum sohpetlerimiz hep keyifli konular olurdu. Soframızda hiç sıkıntılı konular konuşulmazdı. Hatta size bir sır bizim evimizde çocukların bileceği hiç bir sıkıntı olmazdı. Çünkü büyüklerin çocuklar yattıktan sonraki saatleri olurdu. Onlar bize hep sevgiyi, hep saygıyı, hep dürüstlüğü öğretmişlerdi.

Geleceğe dair hep bir umut çıkarırdık Pazar sabahlarından. Kahvaltının keyfi tamamlandığında. Babam Anneme seslenirdi. Emoş kahvaltı benden toplaması senden. Kahvaltı sonrası keyifmiz TRT de yayınlanan Kovboy Filmleri ve varsa arkasından Beşiktaşın Maçları ve tabiki okkalı Türk Kahvesi.

Yıl 2013 geçen zaman her şeyi değiştirdi. Kahvaltının yeri Cafeler. İsmi ise Brunch  oldu bugünlerde her şeyin neden keyifsizleştiğini ve bana neden yavan geldiğini belkide annemsiz uyandığım kimbilir kaçıncı Pazar sabahında daha iyi anladım.

Ben bana huzuru, mutluluğu, sevgiyi öğreten ailemi, gerçekten sevgi ile bağlı olunan yılları, ben annemi, ben babamı özledim.

Ben KAHVALTI Yapmayı özledim.

Biricik

Comments

comments

Yazar Hakkında

Biricik Nuray

KURUCU ORTAK & EDİTÖR | Biricik Nuray, Anadolu Üniversitesi Okul Öncesi Eğitim Öğretmenliği Bölümünde okudu. Finans ve muhasebe alanında 15 yıl çalıştı. Profesyonel iş hayatı devam ederken 2011 yılında Biricik Dünyam Kadın Portalını kurdu. Halen portal da editörlük ve köşe yazarlığı yapmakta. Biricik Dünyam ve Pozitif Düşünceler’ in organize ettiği sosyal sorumluluk projelerini yönetti. Bu çalışmaları esnasında edindiği tecrübe ile ilgi duyduğu kişisel gelişim alanında seminerler ve sertifikasyon eğitimlerine katıldı. Halen duygu, düşünce ve şartlardan kaynaklanan nedenlerden ötürü bulundukları noktadan hareket edip yeni kararlarına ve hedeflerine ulaşmakta zorlanan danışanlarının yolculuğu için adım atmaları konusunda Pozitif Düşünce & Yaşam Koçluğu yapmakta.

Benzer yazılar

1 Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir