ALGI MI GERÇEK Mİ?

Bir insanı tanımak için ne gerekiyor hiç düşündünüz mü? İsmini bildiğimizde ya da hayatı hakkında bir kaç şey, ya da en sevdiği rengi, yemeği, şarkıyı…. En sevdiklerini ya da en sevmediklerini bildiğinizde bir insanı tanımış oluyor muyuz? Birini tanımak gerçekten mümkün mü? İnsan kendini bile tanımıyorken, başka birini tanıyabileceğini düşünmesi biraz fazla iddialı olmuyor mu? Sizce o kişiyi gerçekten tanıyor muyuz? Yoksa bu sadece bir algı mı?

Algı
Algı

Aslında bir düşünürsek, insan dinamik bir şey. Sürekli değişiyor. En değişmediğini zanneden kişi bile bir kaç yıl, bir kaç ay, bir kaç gün önceki kişi değil. Çünkü yaşam değişiyor. Çevremiz değişiyor. Yaşadıklarımızdan öğrendiklerimizle fikirlerimiz değişiyor. Düşüncelerimiz değişiyor. Bu yüzden albümlerimize bakarken en çok kendimize gülüyoruz zaten. “Onu nasıl giymişim, bununla nasıl arkadaşlık etmişim, burada neden böyle davranmışım…” Kendimiz hakkında bile net bir fikrimiz yokken, en yapmam dediklerimizi yaparken ve en yapabilirmişiz gibi gelenlerden bir zaman sonra bıkarken, yorulurken, vazgeçerken başka biri hakkında fikir yürütüyoruz.

Oysa kendimizle ilgili yargılarımızı da başkaları ile ilgili yargılarımızı da o an belirliyor. İçinde bulunduğumuz şartlarla ve o an sahip olduğumuz duygularla görüp ona göre yargılıyoruz. Gerçekte olan haliyle değil. Algımız o kişinin -bu kişi kendimiz olsak bile- kim olduğunu belirliyor.  Neden öyle davrandığına bir açıklama getiriyor. Ve biz genellikle kendi yarattığımız hikayenin içinde kendi yarattığımız insanla yaşayıp, gerçek kişiyi tanıdığımızı düşünüyoruz. Sonra o kişiyle ilgili algımız değiştiğinde de onu değişmekle suçluyor ve hayal kırıklığına uğruyoruz. Oysa o -bizim zannettiğimiz anlamda- değişmiyor.

Hiç hoşlanmadığınız birinden insanların nasıl hoşlanabildiğini düşünmediniz mi hiç?

Ya da sizin en yakın bulduğunuz kişiden nefret edenler olmadı mı?

Eşinize bakarken sizin heyecan veren birini, annesinin şefkat isteyen birini, çocuğunuzun şefkat veren birini görmesinin nedeni ne olabilir?

Algımız hem kendimizi, hem çevremizdeki insanları hem de yaşamımızı nasıl gördüğümüzü belirliyor. Dolayısıyla bizim nasıl biri olduğumuz, çevremizde nasıl insanların olduğu, yaşamımızın nasıl olduğu sadece nasıl algıladığımızla ilgili. Bunu değiştirmeyi başardığımızda çevremizi, kendimizi ve dünyayı değiştirmeyi başarmış oluyoruz.

Değiştirmek istediğiniz insanlar varsa, onları neden böyle algıladığınızı düşünmeye başlayarak değişimin ilk adımını atabilirsiniz.

 

 

Comments

comments

Yazar Hakkında

Nehir Turan

KİŞİSEL GELİŞİM BÖLÜMÜ YAZARI - NLP Practitioner. Enerji Terapisti. 1979 Temmuz’unda İstanbul’da doğdum. Edebiyata ve felsefeye olan önlenemez merakıma rağmen dış ticaret ve muhasebe alanında eğitim alıp on beş yıl boyunca alanımda çalıştıktan sonra bir anda her şeyden vazgeçip anne olmaya karar verdim. 2009 yılında oğlum Ada doğduğunda dünyanın en mutlu kadını olmuştum bile. 2012 yılında kızım Deniz ile mutluluğum ikiye katlandı. Okumaya ve yazmaya olan aşkım zamanla bloğa, sonra metin yazarlığına taşıdı beni. Yaklaşık yedi yıldır aralıksız yazıyorum. Okuyorum. Araştırıyorum. Büyütüyorum ve büyüyorum. Son bir yıldır da NLP Yaşam koçluğu ve Enerji terapistliği üzerine öğreniyorum. Gelişiyorum. Geliştiriyorum.

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir