Beklenmedik Bir Avrupa Turu Hikayesi – Cannes

Bugün, Fransa’nın Akdeniz kıyısındaki bir bölümü olan, Fransız Rivierası’nda  bulunan Cannes şehrindeyiz. Burası, uzun sahili, ortalama yetmiş bin civarında nüfusuyla, yüksek gelirlilere hitap eden küçük bir tatil kasabası.

20140711_091308
Cannes
20140711_101441
Cannes

Cannes denince  benim aklıma sadece, burada düzenlenen ünlü Cannes Film Festivali geliyor. Sinema filmi izlemeyi çok severim, hele bir de ödüllü bir filmse değmeyin keyfime…

Cannes Film Festivali Türk filmlerinin yurtdışında başarı kazandığı en önemli film festivallerinden biri… 1982 yılında Yılmaz Güney’in Yol adlı filminin, festivalin en prestijli ödülü olan Altın Palmiye’yi kazanan  ilk Türk filmi olduğunu belirtmek istiyorum. 2008 senesinde Nuri Bilge Ceylan Üç Maymun filmiyle en iyi film yönetmeni ödülü kazanmıştı. Bu yıl da Ceylan, Kış Uykusu adlı filmiyle ikinci kez Altın Palmiye’yi, yalnız ve güzel olarak tanımladığı ülkemize getirdi. Bu arada Kış Uykusu filmi, esinlendiği Çehov öykülerindeki gibi, inanılmaz karakter analizleriyle dolu, harika bir filmdi.  Hala seyretmeyenler varsa ısrarla öneririm. Film festivalinin düzenlendiği Festival Sarayı (Palais des Festivals), sadece mayıs ayında düzenlenen film festivali boyunca değil, yılın her zamanı turistlerin ilgisini çekiyor. Festival Sarayı’nın önünden geçerken, ünlü yıldızların kullandığı kırmızı halıyla kaplı büyük merdivenlerin yanısıra, kırmızı halılı, küçük yan merdivenler dikkatimi çekti.

20140711_100345
Festival Sarayı (Palais des Festivals)

Fotoğraf makinamın deklanşörüne basarken, bu yan merdivenlerin figüranlar için olduğunu düşünüp gülümsedim. Aslında hepimiz sonsuz yaşamın film sahnesinde, repliğini okuyarak sahneyi terkedip, rolü kendisinden sonrakine devreden figüranlar değil miyiz?

568
Şehrin modern sanat galerilerindeki eserler de oldukça ilgi çekici. Cannes’ın sahil yolunda yürürken objektijlere poz vermiş ünlü film yıldızlarının posterleri, kaldırımlarda bize eşlik ediyor. Ünlü İtalyan aktrist Monica Bellucci’nin son derece dişi ve nostaljik fotoğraflarını görmek hoş bir sürpriz oldu.

20140711_091605

Sahil yolunda gördüğüm, metal, koltuk tipli sandalyeler beni bir anda geçmişe götürdü. Bunlar, SSK hastanelerinde kullandığımız emektar sandalyelerin aynısı. Günlerden bir gün hasta servislerindeki eski metal sandalyelerin hepsi toplanıp yerine yeni plastik sandalyeler konulmuştu. Boyandıklarında pırıl pırıl olan, kırılmayan, eğilip bükülmeyen canım sandalyeler, kendilerini bir anda hurdalıkta bulmuşlardı. Görünen o ki; bizim eski diye attığımız sandalyeler, Akdeniz’in koyu mavi rengine boyanmış olarak Cannes sahillerinde hala kullanılıyor.

20140711_091224

Nostaljik sandalyelerde bir süre oturup denize girenleri seyrettikten sonra devam ettiğimiz yürüyüşte, Uluslararası Bakü Maratonu’na rastladık. Meğer Avrupa Oyunları adında yeni bir spor faaliyeti düzenleniyormuş. Avrupa Oyunları, ilk olarak 2015 yılında Bakü’de yapılacağı için, Azerbeycan hükümeti, Cannes’de, bugün tanıtım faaliyetleri kapsamında maraton düzenlemiş. Sporseverler,  Bakü 2015 Avrupa Oyunları’nı şimdiden ajandalarına ekleyebilirler yani. Bu kadar uzakta Azerbeycanlı kardeşlerimizi görmek bizim için günün son güzelliği oldu.

Haftaya buraya yarım saat uzaklıktaki Nice kentinde buluşmak üzere ödüllü, güzel filmlerle kalın…

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir