Bir Gün Ayakkabımın Teki

Uzun zamandır oğlumu tiyatro oyununa götürmek istiyordum, ama bir türlü karar veremiyordum zamanı mı değil mi diye. Bunu da ancak götürerek anlayabilirdim ve sonunda aldım bileti gittik. İlk izlediğimiz oyunun adı Bir Gün Ayakkabımın Teki

Bir Gün Ayakkabımın Teki
Bir Gün Ayakkabımın Teki

Oyun 3+ yaş için ve 35dk. Bizim bıcırık daha 25 aylık. Zaten 3 yaş altı için de bir oyun yoktu. Yaştan dolayı bir kere 1-0 yenik başladık.

Açıkcası ben çok heyecanlı ve mutluydum ama bir o kadar da tedirgin. Çünkü oğlum nasıl tepki verecek kestiremiyordum. İlk başta her şey normaldi, taki anaokullarından çocuklar kahkahalarla ve bağırtılarla gelene kadar.

Oğlum çok girişken bir çocuk değil. Kalabalıkta biraz da utangaçtır. Sanki ona bakıyorlar, ona gülüyorlar gibi birden yüzünü kapatıp ağlamaya başladı. O’na anlattım, kendisine değil de oyuna ve oyuncuya güldüklerini ama nafile! Allah’tan yaygara koparmadı. Ara ara ağlayıp sustu. 35 dakikaşık oyunun ancak 20 dakikasını izleyebildik. Aslına bakarsanız çok bile durduk.

Oyun bence çok saçmaydı. Çocukları güldürmek için kendini durmadan yerlere atanbir oyuncu vardı ortada. Kaybolan ayakkabıyı yerlerde sürünerek, kendini oradan oraya atarak aradı durdu. Çocukları oyunun içine hiç çekmedi. Onları da oyunun içine dahil edip birlikte ayakkabının tekinin nereye gitmiş olduğunu hayal etmeleri daha güzel, daha anlamlı olurdu diye düşünüyorum.

Bizim ilk tiyatro deneyimimiz böyle sonuçlandı. Çocuğuna sanatsal şeyler izletmektense, amann zaman geçirelim işte yeter, diyenler için izlenebilecek bir oyun. Eğer bu düşüncedeyseniz çocuklarınızı götürebilirsiniz. Ama yok benim zamanım kıymetli, çocuğuma da bir şey öğretmeyecekse gitmenin anlamı yok diyenlerdenseniz benim gibi, gitmeyiniz o zaman. Açıkcası Bir Gün Ayakkabımın Teki oyunuyla ilk deneyimimizi yaşamış olmak istemezdim.

Sizler neler düşünürsünüz bilmiyorum ama dediğim gibi ben tavsiye etmiyorum. Ama yine de gidecek olanlara iyi seyirler dilerim.

Sevgiler

Comments

comments

Yazar Hakkında

Aylin Demir

ORTAK & EDİTÖR|Marka ve İçerik Danışmanı|Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi mezunu, evli, mutlu ve 1 çocuklu, mavi tutkunu, yazma aşığı, heyecanlı ve bir o kadar da melankolik bir yengeç kişisiyim. 16 yıllık eğitim ve 3 yıllık iş hayatı sonrası, evlilik sürecinde işten çıkarıldığımdan bu yana, istediğim işi bulamadığım için mecburi ev hanımlığı yapmaktayım. En büyük tutkum olan yazmak ve okumak adına bir şeyler yapmak için blog dünyasına giriş yaptım. Zaman zaman kendi blogumda yazmaya devam ediyorum. Bu güzel yolculuğa yeni insanlar tanımak, güzel anılar biriktirmek için çıktım. Sizler de bu yolda bana eşlik etmek istemez misiniz?

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir