Bugün 23 Nisan…

Sanki her tarafta var bir düğün.
Çünkü en şerefli, en mutlu gün.
Bugün 23 Nisan,
Hep neşeyle doluyor insan…

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilen en güzel bayram günü bugün.

Yaşım 40’ı geçti ama her yıl büyük bir coşkuyla karşılarım ben bu güzel günü. Neşeyle dolar içim. Bayrakları hazır ederim. İlkokul dönemlerinde öğretilmiş şarkılar takılır dilime, bütün gün söyler dururum.

23 nisan1 copy

İlkokulda nasıl özenle hazırlanırdık. Her birimiz bir görev almak için yarışırdık. Dersten arta kalan zamanda şiirleri ve koro şarkılarını ezberler, tiyatro, dans ve folklor gösterileri için çalışırdık. Bir örnek kıyafetler hazırlanırdı. Bizim bayramımızda bizi izlemeye gelen ailelerimize en güzel şekilde sunumlarımızı yapardık.

n774973989_346558_6388

Bize birlikteliği, dayanışmayı, uyum içinde olmayı, birbirimize sahip çıkmayı öğretti bu çalışmalar. Hataları yüze vurmadan, küçümsemeden… IMG_00131IMG_0013

23 Nisanlar genelde yağmurlu geçerdi. Her şeye rağmen ya spor salonunda ya da okulun bahçesinde görevimizi yerine getirirdik. Her veli seyretmeye gelirdi ve doldururdu etrafımızı.

Sonra da evimizde, televizyonun karşısına geçer dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen çocukların yaptığı gösterileri Halit Kıvanç’ın sunumuyla seyrederdik.

???????????

“Şimdi de 23 Nisan gösterileri oluyor. Nesi farklı?” diye düşünüyorsunuz. Öyle çok fark var ki. Artık birçok okulda kutlanmıyor bu özel gün. Belki bir şiir, bir küçük söylevle sembolik bir tören hazırlanıp geçiştiriliyor. Görevli olan öğrenciler törene katılırken diğerleri okula gitmiyor. Hatta anne – babalar çocuklarını alıp bugünü haftasonlarıyla birleştirerek birkaç günlük kaçamak tatile gidiyorlar.

Hep etrafımda bu şekilde kaçışlara rastladıysam da en sevdiğim bayramın coşkusunu oğluma da yaşatmak için kendisi okula gidene kadar bayraklarımızı alıp kuzenlerinin törenlerine katıldık. Kendisi okula başlayınca oldukça şanslı olduğumuzu gördüm bu konuda, okulumuz bir çocukları sıkmadan, yormadan, her sene farklı bir tören temasıyla kutladı bu günü. Yıllar önce ailelerimiz tarafından seyredilen biz evlatlarımızı seyrediyorduk. O özgüvenli çocukları avuçlarımız acıyana kadar alkışlıyorduk her bir gösteri bittiğinde.

DSC00019

Yıllar öncesine dönmek, aynı duyguları yaşamak mutlu ediyordu beni, galiba ömrüm boyunca da mutlu edecek.

Bundan sonraki nesillere de 23 Nisan’ın coşkusunun ve tüm dünya çocuklarını birleştirici gücünün aktarılması ve bu geleneğin uzun yıllar devam etmesiyle dileğiyle hoşça kalın.

Büyük, küçük hepimizin bayramı kutlu olsun…

Not: Gelin çocukluğumuzun 23 Nisan şarkılarını dinleyerek bu güzel bayramın nasıl kutlanmaya başladığını bir kez daha hatırlayalım.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın tarihçesi:

TBMM’nin açılışının birinci yıldönümünde (1921) “23 Nisan Hakimiyet-i Millîye Bayramı” kutlanmaya başlamış. Bu bayram, 1927’de ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin (Çocuk Esirgeme Kurumu) ilan ettiği “23 Nisan Çocuk Bayramı” ile birleştirilmiş. İlk kutlamalar için Atatürk arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu’nun konser vermesini sağlamış. 1933 yılının 23 Nisan’ında ise Atatürk yeni bir gelenek başlatmış. O sabah çocukları makamında kabul edip onlarla sohbet etmiş.

23_nisan_kutlu_olsun

1979 yılının UNESCO tarafından “Dünya Çocuk Yılı” olarak duyurulması üzerine, TRT tarafından dünyanın bütün çocuklarını kucaklamayı amaçlayan bir proje hazırlandı ve 1979 yılından itibaren “TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği” adıyla uygulamaya kondu. 1980 yılında bu bayrama resmî olarak “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adı verildi.

https://www.youtube.com/watch?v=02qazFJn0WQ

Comments

comments

Yazar Hakkında

Serpil Şengör

YAŞAM BÖLÜMÜ YAZARI - EDİTÖR| Kahve Çekirdeği, Muhabbetin Kalbi| 1971 senesi tanıklık ederken tarihte bir çok olaya, sabah 9.05’de ben gelmişim dünyaya... Bir anda kalabalık Sayar ailesinin ferdi oluvermişim. Aileden gelen genlerin dışında Birsen ve Yaşar’ın verdiği terbiye ile kişiliğim şekillenmeye başlamış. Kaan’ımla evlenip Şengör ailesine katılınca, zeytin gözlü oğlum Atakan’ımı alınca kucağıma, yeni olaylar, yeni kişiler de girince hayatıma bugünkü Ayşe Serpil çıktı ortaya... Burcum Ikizler, bir de yükselenim Aslan olunca epey karmaşık yapım herkesi şaşırtır. En olmadık yerde dökülürken gözyaşlarım, bir anda heryeri çınlatır şen kahkahalarım. Yaşam felsefem, “her zaman gülümsemek, mutlu olmak ve sevdiklerimi de mutlu etmektir”. Bu yüzden, masa başı iş hayatım devam ederken gönüllü çalışmalarına katılırım. Bunlardan biri de sosyal sorumluluk projeleri olan “İmza:Kızın", "İmza:Karın", "İmza:Ben" kitaplarıdır. Verdiği heyecan ve mutluluğun yanı sıra yazdığım satırların bana nasıl yeni ufuklar açacağını hayal bile edememişim.

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir