Dört Dörtlük Yaşamak…

Biraz düşünceliyim bu aralar…

Foto: (wp.color-theme.com/atlantic/thinking-man) by Zerge
Foto: (wp.color-theme.com/atlantic/thinking-man) by Zerge

Evlat, eş, aile, arkadaş, ev, iş, eğlence, hobi, sosyal sorumluluk, bir de kendim derken 24 saat yetmiyor bana. Her birine yetişemediğim gibi, birine zaman ayırsam, diğeri aksıyor. Hepsi dört dörtlük olsun isterken, bazen dörtte birini bile bulmuyor. Terazi dengede değil kısacası. Bazen kopyalanan koyun misali kopyalanayım istiyorum, bazen de “Tatlı Cadı Sementa” gibi hop bir minik burun hareketiyle işleri yoluna koyayım.

204533

Ben bu duygular içinde kendimce çareler bulmaya, daha az uyumaya, dengeli vakit ayırmaya çalışırken, hiç de yalnız olmadığımı, birçok kişinin aynı durumda olduğunu hatırlatan bir reklama denk geldim televizyonda. “İşte tam da benim durumum.” dedim.

Bir kahve firmasının üçü bir arada ürünü için hazırladığı ama bu devrin insanının yaşadıklarını çok güzel özetleyen bir reklam.

Kamera hareketleri ve çekim tekniğiyle farklılık yaratan reklam filminde, yaşamda üçü bir arada olması zor durumlardan yola çıkılmış. “Siz getiremediniz ama biz üçünü bir araya getirdik.” diyerek vurucu bir anlatımı seçilmiş.  İki tip karakter var.

Delikanlı; “Uyku, ders, sosyal hayatın” bir arada olamamasından, Genç kadın ise; “Kendine, işine, ev işlerine” istediği gibi eşit zaman ayıramamasından şikayetçi…

Sonrasında bir etrafıma baktığımda, dünya telaşı içerisinde, 24 saatlik dilime en çok ne sığdırabilirim, neler yapabilirim diye koşturan birçok kişiyle karşılaştım. Benim bildiğim ve imrendiğim sayılı kişilere yenileri eklendi.

Gözlemlediğim, kadın – erkek bu koşturma içinde ayrışıyor. Erkekler formülü bulmuş, “An”ı yaşıyor, tadını çıkarıyor. Sporunu yaparken işini düşünmüyor, evde maçını izlerken oda toplu mu diye bakmıyor, işine gittiğindeyse evi unutuyor. O anda yaptığını en iyi şekilde yapıyor.

Oysa biz kadınlar, aynı anda bir kaç konuya odaklanıp hepsini çözmeye çalışıyoruz. Çocuğumuzun ödevine yardım ederken, bir yandan ütü yapıp diğer yandan telefonda arkadaşımızın derdini dinleyebiliyor ve iş ile ilgili bir konuyu da aklımızın bir köşesinde çözmeye çalışıyoruz. Çok sevdiğiniz bir filmi izlerken “Keşke dolabı toplasaydım.” diye pişman olabiliyoruz. Güzel bir konserde eğlenirken, çocuğumuzdan uzak olduğumuz için vicdan azabı çekiyoruz. Bu düşüncelerle anın tadını yeterince çıkaramıyoruz, mutluluğu kaçırıyoruz.

Daha fazla sorumluluk yüklenerek, güçlü olduğumuzu kanıtlamak istercesine, hepsinin altından kalkmaya, bize verilmiş bir yaşam hakkımızı dolu dolu geçirmeye çalışıyoruz. Eksiksiz, en mükemmelini yaparak hem de.

Foto: www.uludagsozluk.com
Foto: www.uludagsozluk.com

Yapmak istediklerimizle, yapabildiklerimiz uyuşmayınca da üzülüyoruz. Yardıma, desteğe, anlayışa ihtiyaç duyuyoruz çoğu zaman, ama dile de getirmiyoruz. Galiba “Çocuk da yaparım, kariyer de.” sloganı bizi gaza getirdi böyle.

Merak ediyorum, imrendiğim, “Nasıl da her yere, her şeye yetişiyor? Hayatı dolu dolu yaşıyor” dediğim kişiler de zaman zaman, yapmak istediklerini yapamayıp “Ben herşeye yetemiyorum.” diyor mu?

Comments

comments

Yazar Hakkında

Serpil Şengör

YAŞAM BÖLÜMÜ YAZARI - EDİTÖR| Kahve Çekirdeği, Muhabbetin Kalbi| 1971 senesi tanıklık ederken tarihte bir çok olaya, sabah 9.05’de ben gelmişim dünyaya... Bir anda kalabalık Sayar ailesinin ferdi oluvermişim. Aileden gelen genlerin dışında Birsen ve Yaşar’ın verdiği terbiye ile kişiliğim şekillenmeye başlamış. Kaan’ımla evlenip Şengör ailesine katılınca, zeytin gözlü oğlum Atakan’ımı alınca kucağıma, yeni olaylar, yeni kişiler de girince hayatıma bugünkü Ayşe Serpil çıktı ortaya... Burcum Ikizler, bir de yükselenim Aslan olunca epey karmaşık yapım herkesi şaşırtır. En olmadık yerde dökülürken gözyaşlarım, bir anda heryeri çınlatır şen kahkahalarım. Yaşam felsefem, “her zaman gülümsemek, mutlu olmak ve sevdiklerimi de mutlu etmektir”. Bu yüzden, masa başı iş hayatım devam ederken gönüllü çalışmalarına katılırım. Bunlardan biri de sosyal sorumluluk projeleri olan “İmza:Kızın", "İmza:Karın", "İmza:Ben" kitaplarıdır. Verdiği heyecan ve mutluluğun yanı sıra yazdığım satırların bana nasıl yeni ufuklar açacağını hayal bile edememişim.

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir