Düğün Dernek Hareketleri

Aşıksınız, uçuyorsunuz, öyle ki huyunuz suyunuz değişti, dudaklarınızı büzerek “oooşkuuuum bönü söviyömüsüüün? ” gibi cümleler kurar oldunuz (Türkçesi : Aşkım beni seviyo musun ? )… Derken evlenme kararı aldınız, yehuhuuuuuuwww! Yıllardır hayalini kurduğunuz önü Rahibe Teressa gibi kapalı, arkası belinize kadar açık olan gelinliği giyebileceksiniz. Tabii babanız o dekolteye bakar bakmaz Amerikan filmlerindeki gibi duygulanıp “Ahh benim minik kelebeğim büyüdü mü? derse ancak 😉 Ooooh nişanı Angelique’ de, kınayı da Cahide’de patlattınız mı sizden mutlusu yok. Amaaa aslında ne büyük bir işe bulaştığınıza farkına varmanız, sadece babanıza evleneceğinizi açıkladığınız anda saniyeler içerisinde gerçekleşiyor: Hooop dur bakalım! Bu çocuk kimin nesidir? Aynı yerde yaşıyorsanız kimlerdendir? Farklı şehirlerde yaşıyorsanız hangi memlekettendir? Dini? Dili? Uyruğu nedir? İçkisi, sigarası var mıdır? dır dır dır… Liste uzar da uzar. Size de kedi yavrusu gibi başınız önde tüm sorulara büyük bir sabırla cevap vermek kalır.

Aile ile Tanışma

D.D.HAREKETLERİ1
Şu pembeli olan , bildiğin Türk Kızı 🙂

Kızlar daha çıkarken erkek ailesinin içine birazcık karışmış oluyor zaten. Her görüşmede, en cici hanım hanım kıyafetler giyiliyor, “Ahhh siz nasıl uygun görürseniz” ler, “Aaa aynı fikirdeyim”ler havalarda uçuşuyor. Kızımız kaleyi içten fethediyor bile. Her görüşmede kayınvalide adayının en sevdiği çiçekler taktim ediliyor. Her anneler günü, bayram seyran, kandil, özel olan her gün mübarekleniyor 🙂 Kendi anasına günaydın demeyen asi evlat, en şirin haliyle erkek arkadaşının annesini hatta sülalesini tek tek arayabiliyor. Kötü niyet aramaya gerek yok, bu kız sizin oğlunuzu seviyor konunun özü bu.. Yoksa kimse sevmediği biri için telefonda sekiz olmaz değil mi? 😉 …

Gelelim beylere. Beyler son dakika, genellikle istemeye gidilmeden birkaç hafta önce tanışmaya gidiyor. Tanışma için normal bir eve ilk defa gittiğinizde ne götürüyorsanız onlardan götümeniz yeterli, evin annesine çiçek ve evin kalanı için pasta almanız yeterli bence.

Tanışma faslı bitti, geldik ailelerin tanışmasına. Genellikle, aileler tanışır, çay içilir ya da yemek yenir. İki aile birden bire 100 senedir kapı komşusuymuş gibi bir kankalık yaşar. Karşılıklı yapılan en saçma esprilere bile daha önce hiç böylesine zekice(!) bir şaka duyulmamışçasına yapay kahkahalarla gülünür. (hö hö hö ilahiiii..) Herkes birbirine bayılır. Şaka bir yana sonuçta herkes evladının mutluluğu için daha ilk günden üzerine düşenin fazlasını yapmaya razıdır.

Bu arada sakın “Ben son derece modern düşünceliyim. Bu törenlerle hiç uğraşamam” demeyin. Cem Yılmaz‘ın dediği gibi, düğüne ışın kılıcıyla çıkan arkadaşı bile 5 dakika sonra konukların arasında el öpüp başına koyuyormuş 😉

D.D.HAREKETLERİ2
Gelinliğimi giyerim. Altına Converse’imi de çekerim. Alakaya maydonoz demeyin. Gerekirse el de öperim 😉 Manilerle doludur Ebrashca 😉

İsteme Töreni

Aileler tanıştı gün kararlaştırıldı, ve büyük gün geldi: İsteme töreni.

Kişisel görüşüm; sadece bu iki çekirdek ailenin ve varsa anneanne dede gibi merciilerin (Mercii demek yanlış olmaz sanırım 😉 ) törene katılması. Öyle torun tombalak, kuzenler, en yakın arkadaşlar, komşular olunca büyük bir karmaşa oluyor ve akılda tek kalan; ortalarda fazlaca dolaşan genç kızların kaygan parkelerde topuklularıyla koştururken, düşmemeye çalışmaları. Ama tabii ki kalabalık seven de olur, size kalmış.

İsteme töreninde adettendir, kahve gelir, kahve içilirken damat babası Allah’ın emri peygamberin kavliyle (Kalbiyle değil, kavli yani Peygamberimizin sünneti yani onun da bizzat yapmış olduğu şeyi yapmamız anlamına geliyor. Ne kadar kutsal bir işe giriştiğinizi anlayın 😉 ) kızımızı oğluna ister.

Eskiden kız tarafından “Düşünelim gari bi gidin, bi daha gelin, bi daha, bi daha da yetmez bi daha gelin” diye gelen gereksiz bir talep varmış. Yani şimdiki zamanda atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Senin kızla benim oğlan sabah sandal sefası, akşam mehtap sefası gezip dururken sorun yok da istemeye gelince “Git bir daha gel” pek hoş değil. Kız evlerine duyurulur 😉

Kız çocuklarımız ne kadar değerliyse, oğullarımız da o kadar değerli. Gereksiz gösterilere gerek yok değil mi;) (Ezilenin,üzülenin ,mağdurun yanında olur Ebrashca;) )

D.D.HAREKETLERİ3
Cıvıtmayın daha çooook işimiz var! Kızım sen bu çoraplı adamla evlenmek istediğine emin misin?

Neyse kahve pişirilirken sevmediğim bir şey daha var: damadın kahvesine biber, tuz ne varsa koymak… Gelinciğin içi gider zavallım ama laf geçiremez cadı kuzenlerine ya da arkadaşlarına. Bu da hiç hoş değil. Zaten bir şaka tek taraflı güldürüyorsa şaka değildir. Gerçi yine size kalmış, amaaan dünyaları ben yarattım herkes kapıma köle olsun, evleneceğim adam da tuzlu kahveyi böyle yutsun diyorsanız buyurun yapın. Dışarıdan güzel görünmüyor ama bilin yani. Sevdiğinize önce siz kıyamayın, siz değer verin ki etrafınız da öyle saygı duysun. Yalan mı büyüklerim? ( Tuhaf adetlerin sonunu getirir Ebrashcaa ; ))

Kahvemiz içilir, kızımız verilir, yüzükler takılır, eller öpülür ve başladığınız yoldaki ilk sınavınız başarıyla verilir 😉 Hadi hayırlı olsun! Daha yolumuz çoook uzun.

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Geri İzleme: Ulusa (!) Sesleniş :) | Küçük Şirin Mutluluklar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir