Eski zaman olur ki!

Eski zaman olur ki! Günümüzün gençleri bu cümleden sıkıldılar. Onlara göre bu devir çok güzel. Ama bugünün 40-50 li yaşındaki bizler, her iki dönemi de yaşadığımız için, o kadar çok fark ediyoruz ki değişimi eskiyi aramadan edemiyoruz.

Köklü bir dönüşüm söz konusu doğduğumuz yıllara göre. Saygı, ilişkiler, giyim, konuşma, anlayış… Aklınıza ne gelirse… Değişen dünyaya ayak uydurmak kolay değil bizim için.

Şimdi soracaksınız. “Niye döndün yine eski günlere?” diye…

Geçen hafta Selçuk Yöntem’in sunduğu “Kim Milyoner Olmak İster?” yarışmasını seyrediyorduk. Yarışmacılardan biri Alp Doğan Yıldıran adında 1927 doğumlu bir kişiydi. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yaşamış, emekli müsteşar torunlarının ısrarı üzerine yarışmaya katılmıştı. Giyimi, sinek kaydı tıraşı, saygılı konuşmasıyla, anlattığı anılarıyla eskilere gidiverdim.

kim-milyoner-olmak-ister-onemli-bir-konugu-agirl-2136521
Alp Doğan Yıldıran

O dönemde etrafımda olan kişiler geçti gözlerimin önünden. Meslekleri ne olursa olsun, hepsinde aynı titizlik ve aynı bakım vardı. Hayvancılıkla uğraşan babam, birkaç gün işinden dolayı tıraş olamasa kendini rahatsız hisseder, “Saçım sakalım birbirine girdi.” derdi.

1990 IMG_5814
Eski zaman -1…

Toprakla uğraşan dedem her sabah kalkar tertemiz giyinir, tıraşını olur, işine giderdi.

Eski zaman -2

Tesisat işiyle uğraşan eniştem tıraşını olur, tertemiz bir şekilde işinin yolunu tutar, kravatını da boynundan eksik etmezdi.

O dönemde kolay değildi, yeni kıyafetler almak, temiz pak giyinmek, bakımlı olmak. Pahallıydı her şey. Konfeksiyon bu kadar gelişmiş değildi, elde dikilirdi çoğu giyecek. Ama yine de dinimizin gerektirdiği titizlikte olmaya gayret ederlerdi. Şık olamasa da tertemiz giyinilir, kolonyalar sürülürdü. Kadınların da, erkeklerin de yüzleri pırıl pırıl olurdu.

1983
Eski zaman – 3

Hele bir düğüne gidilecekse hepsi olabildiğince şık giyinirdi.

1974 12 IMG_5766
Eski zaman -4

Şimdi bugün gençlerin giyim tarzına bakıyorum, daha çok seçenek olmasına rağmen, daha uyumsuz, vücuda yakışmayan bir tarz hakim. Saç, sakal kesimleri ise kendilerince ayrı bir tarz, özensiz. Erkeklerin saç, sakal uzamış, bir gün tıraş olduklarında tanınmama riski bile var. Kızların saçlar gözlerinin içine giriyor. Birçok gencin yüzünün nasıl gözüktüğünü bilemiyoruz. Eskiden büyüklerimiz yüzümüzü bu şekilde saçla, sakalla örtmemize izin vermezdi, Alnımıza düşen kakülleri bile istemezlerdi. “Türk Gencinin anlı açık olur.” derlerdi.

Her iki nesil arasında dış görünüşte bu kadar fark varken, saygı, sevgi, anlayış, yardımlaşma, ilişkiler gibi konularına değinmeye elim varmıyor, çünkü satırlara sığmayacak.

Peki biz nasıl değiştik bu kadar? İyiye doğru bir gidiş olması gerekirken, neden daha zorlaştırdık hayatı? Anne, babalarımızdan öğrendiklerimiz üzerine artı değerler katabilseydik, daha güzel olmaz mıydı?

Comments

comments

Yazar Hakkında

Serpil Şengör

YAŞAM BÖLÜMÜ YAZARI - EDİTÖR| Kahve Çekirdeği, Muhabbetin Kalbi| 1971 senesi tanıklık ederken tarihte bir çok olaya, sabah 9.05’de ben gelmişim dünyaya... Bir anda kalabalık Sayar ailesinin ferdi oluvermişim. Aileden gelen genlerin dışında Birsen ve Yaşar’ın verdiği terbiye ile kişiliğim şekillenmeye başlamış. Kaan’ımla evlenip Şengör ailesine katılınca, zeytin gözlü oğlum Atakan’ımı alınca kucağıma, yeni olaylar, yeni kişiler de girince hayatıma bugünkü Ayşe Serpil çıktı ortaya... Burcum Ikizler, bir de yükselenim Aslan olunca epey karmaşık yapım herkesi şaşırtır. En olmadık yerde dökülürken gözyaşlarım, bir anda heryeri çınlatır şen kahkahalarım. Yaşam felsefem, “her zaman gülümsemek, mutlu olmak ve sevdiklerimi de mutlu etmektir”. Bu yüzden, masa başı iş hayatım devam ederken gönüllü çalışmalarına katılırım. Bunlardan biri de sosyal sorumluluk projeleri olan “İmza:Kızın", "İmza:Karın", "İmza:Ben" kitaplarıdır. Verdiği heyecan ve mutluluğun yanı sıra yazdığım satırların bana nasıl yeni ufuklar açacağını hayal bile edememişim.

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir