Gereksiz Düğün Dernek Adetleri

Türk oluşumuzdan mütevellit evliliğe dair birçok adetimiz var. Kimisi doğup büyüdüğümüz yörelere ait, kimisi başka yörelerden araklanmış 😉 ya da farklı yörelere ait insanların hayatlarını birleştirmeleriyle ortaya çıkmış, benimsenmiş. Kimi adetler o kadar gereksiz ve saçmaki hayatımıza farketmeden girmiş ama bir türlü çıkamamış. Azalarak gitsin, yok olsun diye düşündüğüm bazı gereksiz adetlerimizi sizinle paylaşmak istiyorum:

Çeyiz Serme

Çeyiz serme sanırım Anadolu’da hala yaygın olan bir gelenek. Düğün İstanbul’un göbeğinde de yapılsa, Roma’da Türk konsolosluğu’nda bile yapılacak olsa bir hafta öncesinden telefonlar çalar ve:

– Ay şekerim çeyizim serildi. Gel bir bak hele cicilerimiieee?! şeklinde davetler alırsınız.

Çok afedersiniz ama bize ne sizin cafcaflı iç çamaşırlarınızdan, geceliklerinizden, kombinezonlarınızdan. Yani hepsini Victoria Secret’tan bile dizmiş olsanız o an iiiiğrenç geliyor sizin özeliniz. Saçma değil mi yani?

Koskoca Sophia Loren bile saçmalamış zamanında... Biz saçmalasak ne olur değil mi? :) Foto: fanpop.com
Koskoca Sophia Loren bile saçmalamış zamanında… Biz saçmalasak ne olur değil mi? 🙂 Foto: fanpop.com

Bahşiş Dağıtma

Alışveriş, mekan tutma, ayakkabı bakma vs.. konu ne olursa olsun, siz en masum halinizle “Ehiehi evleniyoz biz ehi ehi” diye pazarlığa başladığınız an fiyatlar hooop diye uçuşa geçiyor. Ya da düğünün en güzel anlarından, günlerce frambuazlı mı, krokanlı mı olsun diye tartışmalar yaşayıp, düğün öncesinde anca uzlaştığınız meşhur pastanız sahneye geliyor. Tam keseceksiniz, garson başlıyor “Ağabey pıçak kesmiiyooo!“. Tam kapıdan gelinle çıkacaksınız, kapıyı kaparlar “Kapı açılmeyyor!” bunların hepsinin anlamı “Damat bey, sen evlenme fikrini düşündüğün an itibarıyla saçmaya, harcamaya başladın. Aha işte şimdi de bize saç azıcık!” Mecbur ya damat. Bunlara mahal vermemek için baştan mekan sahibine çocuklara dağıltması için gönlünüzden kopanı verin ve anlaşın böylece birçok krizi engellemiş olursunuz.

Takı Kuyruğu

İnsanlar şık şıkıdım giyinmiş, süslenmiş; anneanneler yeni topuklularını giymiş, ayakkabı önden vuruyor zaten… Gelin ve damat yanyana bekler, insanlar kuyruğa girip, ayaklarına kadar gidip kutlar ve “ödemeyi” yaparlar. Belki çok uzun sürüyor, gelin hanım, damat bey yoruluyorlar ama davetlilerin ortak amacı yeni çiftimize mutuluklar dilemek. Dolayısıyla çiftimizin masaları gezip gönül almaları ve verilen hediyeleri kabul etmeleri en kibar görüneni.

Kırmızı Kuşak

Gelinin beline bağlanan kırmızı kuşak bekareti temsil eder. Yani kızımız noterden onaylı ve mühürlü şekilde tarafınıza teslim ediliyor efendim, kendi malınız gibi açın, kullanın hiç çekinmeyin!

Foto: turkish-medya.com
Foto: turkish-medya.com

Damadın Kahvesine Tuz, Acı Biber Koymak

Damadın kahvesine tuz, acı biber koymak da hiç hoş olmayan bir adet. Aynı şey görümceleriniz, kayınvalideniz ya da müstakbel eşinizin cadı kuzenleri tarafından size yapılsa hoşlanır mısınız? Damatın sabrı bu şekilde ölçülürmüş. O an sabırlı görünen damat sonrasında bunun acısını çıkarmaz mı “prenses” hanımdan?

İşte bu adetlerin kökünü kurutmak ve toplumumuzu bilinçlendirmek için kolları sıvadım. En kısa zamanda bunları el ilanları halinde tüm gelin adaylarına, ailelerine, yakınlarına, hısım, akraba kim varsa herkese dağıltmayı planlıyorum. Şimdiden vatanımıza milletimize hayırlı olsun 🙂

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir