Kadın Olmanın Dayanılmaz Zorluğu

Merhaba,

Bugün Dünya Kadınlar Günü. Birçoğumuz tarafından coşku ve mutluluk içinde kutlanan bu gün aslında bence çok da hoş anılar biriktirmemiş tarihte. Bazıları neden kutlandığını bile bilmiyor. Aslında bir kutlama değil bu günü anlamlı kılan. 8 Mart 1957 yılında Amerika’da bir dokuma fabrikasında sosyal hakların iyileştirilmesini protesto eden kişilerin greve başlaması, polisin işçilere saldırması, kapıları üzerilerine kilitlemesi, ardından da büyük bir yangın çıkarak 129 tane kadın işçinin can vermesi ile anlam kazandı. İlk yıllarda belli bir tarih olmaksızın bahar aylarında bir gün anılan bu kadınlar, 1921 yılında Moskova’da düzenlenen 3. Uluslararası Kadın Konferansı ile kesin tarihe kavuştu. 8 Mart’a “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” adı verildi.

Kadın olmak her tarihte, her şartta ve her konumda zor gerçekten. Birçok erkeğin kolaylıkla ulaşabileceği şeylere kadınların daha zor ulaşması söz konusu. Kadın hala ezilen, öldürülen, üstün çaba göstermesi beklenen kişi.

Ben de oturdum ve kadınların yaşadığı zorlukları anlatan filmler hangileri diye düşündüm. Bir çok film var aslında. Ama ben sizinle bugün 3 tanesini paylaşacağım.

Bunlardan biri aslında belgesel niteliği taşıyor. Çekilen film gerçekten sendikalaşan bazı kadınların o dönemde yaşadıklarını, iş hayatında karşılaştıkları zorlukları, nasıl greve karar verdiklerini ve o süre zarfında neler yaşadığını anlatıyor. 2011 yılında youtube’a yüklenen 45 dakikalık “Antalya: Kadınlar grevde” filmi kadınların iş hayatında karşılaştığı zorlukları anlatıyor. Kadınlar sadece iş hayatında çalışırken değil, dışarıda çalışan kadın, evde anne veya evlat olarak da zorluklar yaşıyor. Birçok kadının yaşadığı zorlukların anlatıldığı belgesel ne yazık ki ne sosyal medya da ne de ekranlarda çok fazla anlatılmadı ya da ben duymadım.

Bu zorluklarla karşılaştık ama belki kendi aramızda yapılan sohbetlerin dışında çok da konuşulmuyor bu yaşananlar.

Gelelim sinema filmlerine;

Bunlardan biri Kraliçe Elizabeth’in hayatının anlatıldığı “Elizabeth: Altın Çağ” filmi.

elizabeth

O hem kadın, hem savaşçı, hem de ülkeyi yöneten ve düşman işgalinden koruması gereken bir kraliçe. Üzerindeki görev öyle büyük ki aşık olmaya bile hakkı yok. Filmin sonlarına doğru at üstünde ordusuna gerekirse beraber öleceklerini söylediğinde de gerçekten inançlı ve cesur.

Film 2007 yılında çevrildi. Başrollerini ise Cate Blanchett, Geofrey Rush ve Clıve Owen paylaştılar. Aslında 1997 yılında çevrilen ve 1998 yılında 7 dalda Oscar’a aday olan “Elizabeth” filminin bir üst versiyonu. İlk film sadece En İyi Makyaj dalında ödül alabildi.

Bence Cate Blanchett rolünü çok iyi oynuyordu ve En İyi Kadın Oyuncu dalında bu ödülü alabilirdi.

sevgili-marilyn

Kadınların yaşadığı zorlukları en iyi anlattığına inandığım filmlerden biri de belki size ilginç gelecek ama ünlü sarışın Marilyn Monroe’nin hayatının anlatıldığı “Sevgiler Marilyn” filmi. Adrien Brody, Elizabeth Banks ve F. Murray Abraham gibi aktörler yer alıyor belgeselde. Amerika – Fransa yapımı olan film, 2012 yılında çekilmiş.

O çok güzel değil mi? Herşeye sahip, her istediğini elde edebilecek kadar seksi. Ama adı üstünde aptal sarışın. Hem de o kadar iyi şartlara sahipken intihar edecek kadar aptal…

Hayır değil.. O bir kadın. Gerçek sarışın bile değil üstelik. Ölümü onu daha da unutulmaz kıldı belki de. O, ihtişam ve ünü elde edene kadar uğraşıp didinmiş bir kadın. Çok zeki her şeyden önce. Bazen zekası duygularının önüne geçiyor bazen de tam tersi. İşte bu nedenle bu kadar mutsuz. Sevmeye ve sevilmeye hasret, oysa erkekler güzelliğinin ve ulaşılmazlığının hayranı. Aldığı yüksek miktarda yatıştırıcılar belki ruhunu yatıştırmıştır. Kim bilir…

Yoksul bir genç kız olarak başladığı hayata, zengin ünlü ve yalnız bir kadın olarak veda etti. Filmi izleyin, hissedeceksiniz yaşadıklarını. Güzel olmak da bazen çözüm değil. Hat

Film ödül alamadı ama Marilyn bir çok ödül aldı.

  • 1953 Altın Küre Henrietta Ödülü: Dünyanın Favori Kadın Film Sanatçısı.
  • 1953 Photoplay Ödülü: En Popüler Kadın Yıldız
  • 1956 BAFTA Film Ödülü Adaylığı: En İyi Yabancı Aktris (The Seven Year Itch)
  • 1956 Altın Küre Adaylığı: Komedi Veya Müzikalde En İyi Kadın Oyuncu (Bus Stop)
  • 1958 BAFTA Film Ödülü Adaylığı: En İyi Yabancı Aktris (The Prince and the Showgirl)
  • 1958 David di Donatello Ödülü (Italyan): En İyi Yabancı Aktris (The Prince and the Showgirl)
  • 1959 Crystal Star Ödülü (Fransız): En İyi Yabancı Aktris (The Prince and the Showgirl)
  • 1960 Altın Küre, Komedi Veya Müzikalde En İyi Kadın Oyuncu (Some Like It Hot)
  • 1962 Altın Küre, Henrietta Ödülü: Dünyanın Favori Kadın Film Sanatçısı.
  • Hollywood Ünlüler Kaldırımı Yıldızı 6104 Hollywood Blvd.

sultan

Sizinle paylaşacağım son film ise bir Türk filmi. Türk kadını tarih boyunca bir çok zorluk yaşamıştır. Bazı yörelerde, erkeklerden daha güçlü olup tarlaya gider çalışır, evde çocuklara bakar, bazı yörelerde kocasının aile büyükleri ile aynı evde yaşayıp onların isteklerini yerine getirir, okumuşsa işe gider çalışır, sonra eve gelir çalışır. İstisnalar kaideyi bozmaz, saçını süpürge eder evine, eşine, ailesine ve çocuklarına. Aldatılır ses çıkarmaz. Dayak yer, öldürülür hatta kimse arkasında durmaz. Aslında bir döneme ait Yeşilçam filmlerinin birçoğunda buna benzer sahneler görebilirsiniz.

Bunlardan benim en çok hoşuma giden filmlerden biri yönetmenliğini Kartal Tibet’in yaptığı Türkan Şoray’ın 1978 yapımı “Sultan” filmi. Bulut Aras, Şener Şen ve Adile Naşit’in rolleri paylaştığı film sadece kapitalist sistemin ezdiği insanları değil aynı zamanda dul kalmış kadınların yaşadığı zorlukları da anlatıyor. Neyse ki film az da olsa mutlu sonla bitiyor.

Peki sizleri en çok etkileyen kadınlar ya da filmler hangileri? Merakla bekliyorum cevaplarınızı…

Sevgiler

Kaynak: http://tr.wikipedia.org/wiki/Marilyn_Monroe

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir