Kendi Kendine Uyuyan Bebek Mucizesi

Geçen hafta Uyku, Uyku, Güzel Uyku başlıklı yazımda yenidoğanların belli bir uyku düzenine nasıl alıştırılacağı konusunda bir giriş yapmıştım. Bu hafta sizlere oğlumun nasıl kendi kendine uyumayı öğrendiğinden bahsedeceğim. Oğlumun uyku düzenini sağlamak için uyguladığım ilk şey gece-gündüz farkını ayırt etmesini sağlamaktı. Sabah uyanmalarında ve gündüz uykularından uyanmalarında, uyku mahmurluğunu açarak oyuna yönlendiriyorum. Gece uykusunun arasında uyanırsa çoğunlukla göz teması kurmamaya çalışıyorum. Genelde sarılarak yapıyorum bunu, sarılınca yüzyüze bakmıyor oluyoruz ama yine de sevgimi hissediyor.  Fısıltıyla konuşarak ya da hiç konuşmadan, gereksinimlerini hızla ama sakince karşılayarak yeniden uykuya dalmasını sağlıyorum. Siz de bebeğinize ilk doğduğu andan itibaren böyle davranırsanız, kısa sürede bunu öğrenecek ve geceleri uyandığında uykuya geçişi nispeten daha kolay olacaktır. Bu, sabaha kadar kesintisiz uyuyabilmenin ilk anahtarıdır.

uyuyan bebek

Azıcık okuyan, çevredeki yeni annelerle iletişime geçen biriyseniz mutlaka duymuşsunuzdur: Rutinler! Bu da ikinci anahtar bence. Bebekler rutin sever. Bu yüzden doğumundan itibaren belirli rutinler oluşturun kendinize. Bunlar, asla değişmeyecek katı kurallar değil elbette, zamanla gelişebilir, değişebilir, ihtiyaçlara göre artırılıp, azaltılabilir. Ama en önemlisi, uyku öncesi rutinidir. Sizi hergün yaptığınızda zorlamayacak, ne uzun ne de çok kısa sürecek, bebeğe de rahatlama verecek şeyler olmalı bu rutinde. En az 3 şey olmasını öneriyor uzmanlar, zaten 3 maddeyi doldurmak çok kolay. Bizim ilk zamanlar rutinimiz, banyo, alt-üst değişimi ve son olarak emzirmeden oluşuyordu. İlk zamanlarda giyinirken çok rahatsız oluyor ve ağlıyordu. O yüzden bu süreci masajla uzatamıyordum, ama bebeği ağlamayan annelere öneririm, masaj çok güzel bir uyku öncesi rutinidir. Zaten emerken uyuyakalıyordu. Daha sonra oğlumda egzama olduğu ortaya çıktı. Hergün banyo yapması yasaklandı. Cildini nemlendirmek için birkaç çeşit krem sürmemiz gerektiğinden rutinimiz, soyunma kremlenme alt-üst değişimi, ninni ve emzirme şeklinde değişti. Şu sıralarsa, alt-üst değişimi, ninni, (Bugünlerde kitap okumayı eklemeye çalışıyorum) ve müzik eşliğinde biberondan süt içme şeklinde. Bu, ihtiyaç ve bebeğinizin gelişimi doğrultusunda yön verebileceğiniz bir şey.

Okuduğum her kaynakta, ilk 6 ay bebeğe uyku eğitimi verilmemesi gerektiği yazıyordu. Uyku eğitimi sonucundan beklenen, bebeğin geceden sabaha kesintisiz uyumasıdır. Bu durumda gece emmeyeceği için ve ilk 6 ay bebekler geceleri de beslenmeye ihtiyaç duydukları için, ilk 6 ay bu eğitimin verilmesi önerilmez. Ne zamanki, tüm gün boyunca aldığı besin (anne sütü/mama/ek gıda) onun 1 tam günlük ihtiyacını karşılayıp gece beslenmesine gerek kalmaz, o zaman bu eğitime başlayabilirsiniz. Tabii ki doktorunuza her durumda danışmanızı öneririm. Kilosunda sıkıntı olan bebekler için doktor belki bu süreyi 8-9 aya çıkarabilir ya da 4-5 ayda sabaha kadar beslenmeden uyumasında sakınca görmeyebilir.

Tabii bir de içinde bulunulan şartlar çok önemli. Bizim evimiz o zamanlar çok küçük olduğundan oğlumun ayrı bir odası yoktu. Yatağı da park yatak olmasına rağmen bizim yatak odamıza sığmıyordu. Mecburen yatağı salonun bir köşesine kurmak zorunda kalmıştık. Böylece bebek uyuduktan sonra ışıkları kapatsak dahi televizyonun ışığı ve hafif de olsa sesi, bizim sesimiz vs bebeğe yansıyordu. Bu koşullarda uyku eğitimi veremezdim. Çünkü artık oturabilmeye başlamıştı ve yatağının etrafındaki uyaranları farketmesi hiç de zor değildi. Onun sakin ve kendi başına kalabileceği bir odaya ihtiyacı vardı. Bu yüzden daha geniş bir eve taşındık.

Taşınmamız, oğlumun yeni eve, odasına alışması için de ona biraz zaman tanımaya karar verdim. Kendini yalnız hissetmesini istemedim. O zamana kadar gündüzleri hep ayağımda sallayarak, geceleri de memede emerek uyuyordu. Uyku Meleği (Kim West) kitabını okumuştum ve diğer yöntemlerin aksine bana en insancıl gelen bu yöntemdi. Ama bunda da bir takım direktifler vardı haliyle. İlk üç gün şunu yapın, sonraki üç gün burada durun vs gibi. Ben bu kadar katı olmak da istemedim. Ha, bebeğim buna uyum sağlayabilirse tabii ki, ama o sürede o davranışıma uyum sağlamazsa zorlamak istemiyordum. Sonuçta onun iyiliği, rahatı, huzuru için bir şey yapmak isterken ağlatarak neden huzurunu kaçırayım değil mi?

Oğlum yaklaşık 7,5-8 aylık olduğunda memede emerken uyumaya direnmeye başladı. Önce kucağımda emzirirken ayağa kalkıp yürümeye başladım. Hem emziriyor, hem de yürüyerek ninni söylüyordum, öyle uyuyordu. Sonra bir gün emdi emdi doydu ama hiç uyuma belirtisi göstermediği gibi, kendini geriye doğru atarak kucağımdan inmeye çalıştı. Ayağımda salladım, uyumadı. Tekrar emzirmek istedim emmedi. Tekrar ayağıma aldım uyumadı. Böyle böyle bir-bir buçuk saat geçtiğinde bebeğim hala uyumamıştı. Çok açtım ve sinirlerim laçka olmuştu. Dayanamadım, koydum yatağına ve “Bana 10 dakika müsaade, gidip yemek yiyeceğim, sen de yatağındasın ister uyu, ister beni bekle” deyip çıktım. Anlamasını umduğumdan değil elbette 🙂 Yemek yiyip enerji toplamış olarak döndüğümde, yatağında uyur buldum. Üstelik hiç ağlamamıştı. Böylece eğitim sürecini kendisi başlatmış oldu oğlum.

Ertesi günden itibaren kitapta okuduklarımı kendi iç sesimle harmanlayıp uygulamaya koyuldum. Önce klasik rutinlerimizi uyguladım ve onu yatağına bıraktım. Yanına 2 tane uyku nesnesi bıraktım (uyku arkadaşı da deniyor, bir küçük yastıkçık ile yumuşak ayı oyuncağı). Bu uyku nesnelerine şu yüzden alıştırdım, evden ve yatağından farklı bir yerde uyuması gerektiğinde, yanına bunları bırakırsam, tanıdık nesnelerin yanında olduğu için kendini daha güvende hisseder ve uykuya geçişte zorlanmaz. Daha sonra müziğini açtım. Hep aynı şarkıları açıyorum uyurken… Buna 4 aylıkken başladım, emzirirken de müziği açıyordum şimdi yatağına bıraktığımda da öyle yapıyorum ve başka hiçbir zaman bu şarkıları açmıyorum. Böylece bu müziği duyduğunda uyku saatinin geldiğini anlıyor. Yatağının yanına bir tabure çekip oturdum. Bana bakarak ve döne döne 14 dakikada uyudu. Ben, beni görebileceği bir noktaya oturmuştum ama ona direk bakmıyordum, göz teması kurmamaya çalıştım. Çünkü göz teması kurunca oyun oynamak istiyordu. Gülüyor, beni güldürmek için bir şeyler yapıyor, oturmaya çalışıyor ve uyku zamanının geldiğini anlamıyordu. Yanında oturup camdan dışarı falan bakıyordum. İkinci gün 12 dakikada uyudu, üçüncü gün 11 dakikada. Arada tekrar 14-15 dakikalara çıktığı oldu ama 4-5 dakikada uyuduğu da oldu. Eğer ağlarsa, hemen kucağıma aldım ve sakinleşene kadar yatağına tekrar bırakmadım.

Daha sonra tabureyi azıcık uzaklaştırdım. Yine yatağından beni görebileceği bir yerdeydim ama elimi uzatınca ona dokunamayacak uzaklıktaydım. İstediğinde kafasını çevirip bana bakıyor, orda olduğumu görüp rahatlayınca sırtını dönüp uyuyordu. Bu şekilde uyumaya da alışınca, bu sefer odasındaki koltukta oturmaya başladım. Beni göremediği için arada şşş sesi çıkarıyordum ki odada olduğumu anlasın, kendini güvende hissetsin diye. Bazen yatağında dönüp dönüp sonra “Hıı” diyordu, yani “Orada mısın anne?” Ben de “Şşşş!” diyordum yani “Buradayım bebeğim, sen güvenle uyuyabilirsin”. Biraz daha dönüp uyuyordu. İyice dalmadan müziğini kapatmıyordum. Bu şekilde de uyumaya iyice alışınca bu sefer yatağına bırakıp iyi geceler öpücüğü verdikten sonra uyumasını beklemeden odasından çıkmaya başladım. Bu bayağı uzun sürdü. Belki 1 ay… Çünkü beni illa odasında istiyordu uyurken. O yatağında sessizce debelenirken ben de internetten bişeyler okuyup dinlenme fırsatı buluyordum. Uyuyunca da içeri gidebiliyordum. Bazen 1 veya 2 kere odasına tekrar çağırıyor, sarılıp tekrar yatağına bırakıyorum, öyle uyuyor. Bazen birkaç dakika kucağımda durmaya ihtiyacı oluyor, biraz kucağımda tutuyorum sonra kendisi inmek istiyor zaten, bırakıyorum tekrar yatağına.

Bu süreç diş çıkarma, hastalık, ortam değişikliği ve eve misafir geldiğinde sekteye uğruyor elbette. Öyle zamanlarda uykuya direniyor, uyumak istemiyor. Bekliyorum ama uyku saatini çok çok geçmişse yine mecbur kalıyorum ayağımda sallamaya.

Bu şekilde uyumayı öğrendiğinden beri sabaha kadar kesintisiz uyuduk. Yani belki arada hafifçe uyansa bile hemen tekrar uyumuştur bebeğim bilemiyoruz çünkü bizi hiç uyandırmadı. Ama kendi kendine uyumayı öğrendiği için uyansa bile tekrar uyuyabiliyor. Fakat 11.aydan sonra geceleri ağlayarak uyanmaya başladı. Bazen 12’de bazen sabaha karşı 3’te 4’te… Can acıması ağlaması olmuyor bunlar, ayırt edebiliyorum. Sanırım rüya görüyor ve korkarak uyanıyor, bana sarılmak istiyor. Çünkü ayağa kalkıp ağlıyor çığlık kıyamet, ben hemen yanına gidip kucaklıyorum, kucağıma gelir gelmez uyumaya devam ediyor. Biraz daha kucağımda pışpışladıktan sonra yatağına bırakıyorum ve çıkıyorum odasından. Son birkaç haftadır bu uyanmalar epey azaldı ama yine de hiç olmuyor diyemem.

Bundan sonra da yine hastalıklarda, diş çıkarmalarda, düzeni bozulduğunda, ortam değişikliklerinde vs bu uyku düzeni bozulacaktır elbette. Hiçbir zaman hiçbir bebekte mükemmel bir uyuma, uyku düzeni olamaz. Biz yetişkinlerde bile, çok yorulduğumuzda, çok yediğimizde veya uyku saatimizi kaçırdığımızda, uykuya dalmamız zorlaşmıyor mu? O yüzden hiçbir anne “Ben bu uyku işini tamamen hallettim” diyemez, dememeli bence. Benim oğlum 8 aylıkken memede uyumayı reddetti ama arkadaşlarımın oğlumla yaşıt bebeklerinin hala memede hem de mutlulukla uyuduklarını dinliyorum. Ya da ablamın oğlunun bu şekilde uyumaya ancak 2 yaşında geçebildiğini biliyorum. Siz de böyle şeyler duyduğunuzda moralinizi bozmamalısınız, “Benim bebeğim neden uyumuyor? Falancanınki mis gibi uyuyormuş.” diye kıyaslama yapmamalısınız. Siz elinizden geleni yapın ama her bebeğin de farklı ve kendine özgü olduğunu unutmayın.

Bol uykulu günler dilerim!

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir