Küçük Bir Molanın Ardından

Yeniden merhaba,

Merhaba (kaynak:www.wallspick.com)

Yaz dönemi dolayısıyla bir mola vermiştik.

Bu mola sırasında hayat devam etti. Anılarım birikti.

Ben Buralarda Yokken (tık) yazımda belirttiğim gibi oğlumu 10 Temmuz’da Amerika’ya göndermiştik. 10 Ağustos’da yurda dönüş yaptı. Kavuştuk oğlumuza. Beklentileri ve hayalleri olmadan, “Gideyim de, bir daha gitme fırsatım olmazsa, görmüş olurum.” diyerek gittiği ülkeden büyümüş, kendini kanıtlamış, özgüveni oturmuş bir genç olarak döndü. Sırtında çantası, boynunda kolyesi, kulaklığıyla karşımızdaydı. Bir ay bize bir asır gibi gelirken, ona bir gün gibi gelmiş. Gittiği eyaletteki düzene, yeşilliğe, gördüğü mütevazi zenginliğe hayran olmuş. Lüks içinde bir yaşam ama alışık olunan lüksün şımartmadığı yardımsever insanların şehrinde olmak mutlu etmiş onu. Gitmeden “Bir daha gitmem.” dediyse de, şimdi “Acaba bir daha nasıl gidebilirim?” sorusuna cevap arıyor kafasında.

Oğlumun dönüşüyle birlikte, enerjimiz geri geldi ve yıllık iznimizde attık kendimizi Ege’nin serin sularına. Bugüne kadar göremediğimiz, çok merak ettiğimiz Bozcaada’ya gittik.

Tatil döneminde tam bir “Teknoloji Detoksu” uyguladık ailecek. Sosyal medyadan, televizyondan, bilgisayardan uzak kaldık. Telefonlar oda da kaldı, ben telefonlarımı kapattım. Eşimin telefonuna da sadece “Biri aramış mı?” diye baktık. Ne huzurlu bir dönemdi, olumsuz haberlerden etkilenmeden vücudumuzda biriktirdiğimiz negatif enerjiyi attık. Deniz, kum, güneş, üzüm en güzel dörtlü oldu bizim için.

Tatil dönüşünde gördük ki değişen yok, kararlar verilmek üzere bizi bekliyor. Daha önce de yazılarımda (tık) anlattığım gibi, okul tercihi konusunda kafası karışık bir ebeveyn olarak sorduk, soruşturduk ve oğlumun 3 sene boyunca girdiği SBS sonucunda kazanarak 3 senedir okuduğu okulundan başka okula kaydını aldık. Nakil kağıdını imzalarken çok üzgündüm, “Acaba doğru karar mı?” diye sordum durdum kendime. Ama birçok arkadaşının farklı okullara gitmiş olması, biraz olsun içimi rahatlattı.

Sizlerden uzak kaldığım bu dönemde bir de eşsiz Sinop’u görme fırsatımız oldu. Bu şehrin güzelliğine hayran olduk, ama “keşke”ler eksik olmadı dilimizden.

Şimdi yaşadıklarımı paylaşmak için sabırsızlanıyorum. Zamanı geldikçe hepsini aktaracağım sizlere, ama şimdilik güzel günlerde güzel anıları biriktirmeniz dileğiyle hoşça kalın diyorum.

Comments

comments

Yazar Hakkında

Serpil Şengör

YAŞAM BÖLÜMÜ YAZARI - EDİTÖR| Kahve Çekirdeği, Muhabbetin Kalbi| 1971 senesi tanıklık ederken tarihte bir çok olaya, sabah 9.05’de ben gelmişim dünyaya... Bir anda kalabalık Sayar ailesinin ferdi oluvermişim. Aileden gelen genlerin dışında Birsen ve Yaşar’ın verdiği terbiye ile kişiliğim şekillenmeye başlamış. Kaan’ımla evlenip Şengör ailesine katılınca, zeytin gözlü oğlum Atakan’ımı alınca kucağıma, yeni olaylar, yeni kişiler de girince hayatıma bugünkü Ayşe Serpil çıktı ortaya... Burcum Ikizler, bir de yükselenim Aslan olunca epey karmaşık yapım herkesi şaşırtır. En olmadık yerde dökülürken gözyaşlarım, bir anda heryeri çınlatır şen kahkahalarım. Yaşam felsefem, “her zaman gülümsemek, mutlu olmak ve sevdiklerimi de mutlu etmektir”. Bu yüzden, masa başı iş hayatım devam ederken gönüllü çalışmalarına katılırım. Bunlardan biri de sosyal sorumluluk projeleri olan “İmza:Kızın", "İmza:Karın", "İmza:Ben" kitaplarıdır. Verdiği heyecan ve mutluluğun yanı sıra yazdığım satırların bana nasıl yeni ufuklar açacağını hayal bile edememişim.

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir