Minyonlar

Herkese yeniden merhaba,

Uzun bir aradan sonra eğlenceli mi eğlenceli bir animasyon filminden bahsedeceğim size. Özellikle anneler babalar çocuklarınızla kaliteli vakit geçirmek adına sevimli bir bahaneye ihtiyacınız varsa “Minyonlar” tam size göre. Sponsorumuz Adana Avşar Sinemaları konukseverliğinde keyifle izlediğim bu film 4 Eylül’de vizyona girdi.

Logos-Minions-559x397

 

2010 yılında Despicable Me-1 (Çılgın Hırsız-1) filmiyle Gru’nun küçük köleleri olarak hayatımıza giren Minyonları konu alan bu film Kraliçe Elizabeth’in gençliğinde; 1968 yılında geçiyor. Tarih boyunca Napolyon, Dracula, Firavun gibi birçok kişiye hizmet eden minyonlar yeni bir lider arayışına girerler. Antartika’da kendi başlarına yaşarlarken içlerinden üç kişilik bir ekip bu amaç uğruna Amerika’ya; Kötüler Konferansı’na gitmek üzere yola çıkar. Bob, Stuart ve Kevin’ın oluşturduğu bu ekibin yolları “tarihin ilk süper kötü kadın karakteri” olan Scarlet Overkill ve kocası Herb ile kesişir. Bu sevimli üç minyon Scarlet’e hizmet etmeye başlarlar ve New York’tan Londra’ya soluksuz izleyeceğiniz bir macera başlar.

Universal Pictures ve Illumination Entertainment yapımı olan filmi Çılgın Hırsız 1 ve 2’nin de yönetmenleri arasında olan Pierre Coffin ve 2012 yapımı The Lorax isimli animasyon filminin yönetmenlerinden biri olan Kyle Balda yönetiyor. Filmin senaristi ise Puss In Boots (Çizmeli Kedi) filminin senaristlerinden olan Brian Lynch’dır. Lynch aynı zamanda başarılı bir çizgi roman yazarıdır.

Filmde 60’ların Londra’sı, New York’u, Buckingham Sarayı, Antartika’sı büyüleyici bir görsel şölenle seyirciye sunulmuş. O kadar ki insana kendini bambaşka bir dünyada hissettiriyor. Minyonların konuştuğu o anlaşılmaz dil sanki sizin çok önceden beri bildiğiniz bir dil oluveriyor. Bu arada, minyonların seslendirmesini filmin yönetmenlerinden Pierre Coffin yapmış. Seslendirmeye gelmişken orjinal dilinde aralarında Sandra Bullock, Michael Keaton, Geoffrey Rush, Jon Hamm, Steve Carell gibi ünlülerin bulunduğu bir ekip tarafından yapılmış. Ancak ülkemizde film Türkçe dublajlı vizyona girdi. Türkçe dublajın da orjinal dilden geri kalmış olabileceğini düşünmüyorum. Beren Saat ve Kenan Doğulu’nun yaptığı müthiş seslendirmeyi oldukça başarılı buldum. Beren Saat Scarlet Overkill’e sesiyle hayat verirken Scarlet’in kocası Herb de Kenan Doğulu tarafından seslendirilmiş.

Ali Ekber Diribaş, Hakan Vanlı, Özlem Abacı ise seslendirme ekibinde olan diğer isimler arasında. Animasyon filmlerinde en samimi bulduğum şey Türkçe dublaj yapılırken dilimizi olduğu gibi, günlük hayatta konuştuğumuz gibi yansıtmaya özen göstermeleri. “Ben başka bir dilden çevrildim” diye haykıran film dublajlarının aksine bu daha sıcak geliyor. Minyonlar filminde de durum tam olarak böyle. Özellikle Herb’ün minyonlara kullandığı hitap sözcükleri bana o kadar sevimli geldi ki! Böyle profesyonel bir yapımın Türkçe seslendirmesini böylesine özveriyle yapan ekibi de takdir etmemek olmaz.

1280x720-kxk

Filmi o kadar sevimli ve eğlenceliydi ki daha fazla ne söylenir bilmiyorum. Ailecek gidin ya da benim gibi iflah olmaz bir animasyonseverseniz tek başınıza gidin ve izleyin. Pişman olmayacaksınız.

İyi seyirler sevgili sinemaseverler! 🙂

Comments

comments

Yazar Hakkında

Gülsüm Arıkan

SİNEMA BÖLÜMÜ YAZARI | 1991 yılında, aşkın en başka olduğu Kasım ayı son bulurken, Adana'da dünyaya geldim. Annemin ve babamın ilk çocuğuyum. Sonra bir bahar sabahı abla oldum, bana kısmen benzeyen bir kız kardeşim oldu. Nineli, dedeli tam bir şen yuvada büyüdüm. Aile birliği hayatımdaki en büyük değerdir. 2009 yılında ilkokul, ortaokul, lise hayatımı geçirdiğim memleketim Adana'dan ayrıldım. Hayatımın en doğru kararı diyebileceğim Hacettepe Üniversitesi Gıda Mühendisliği' ni kazandım ve benim Ankara maceram başladı. Bilimsel bilgiyi gıda üretiminin her aşamasında toplumun hizmetine sunmayı hedef edinmiş mühendislerin yetiştirildiği bu bölümü iyi ki de tercih etmişim! Ankara'yı sadece bu yüzden sevdiğimi söylemek pek doğru olmaz. Ankara bana dünyanın en güzel insanlarını kazandırdı. Hep özlemle anacağım üniversite maceram son bulunca Adana'ya geldim. Hemen ardından Çukurova Üniversitesi'nde yüksek lisansa başladım ve hayatıma bambaşka bir başlangıç yapmış oldum. Resim yapmayı çok severim. Bunun yanı sıra geleneksel sanatlara karşı bir merakım var. Zaten ben de hat sanatıyla ilgileniyorum. Daha önce de bir süre minyatür sanatıyla ilgilendim, ama şu sıralar pek vakit ayırmıyorum. Gezmeyi, yeni yerler görmeyi ve bizzat keşfetmeyi çok severim. Her kız gibi alışverişe bayılırım! Yeni filmleri takip ederim, onlar hakkında fikir edinirim ve izlemeye değer olduğunu düşündüklerimi vizyondayken kaçırmamaya çalışırım. Evde film izlemeye ayrıca bayılırım. Takip ettiğim belli diziler vardır. Bu zamana kadar en severek izlediğim dizi Friends'dir. Yağmuru ve kapalı havayı çok severim. Yağmur damlaları cama çarparken, ayvalı tarçınlı ıhlamurum eşliğinde kitap okumayı daha çok severim.

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir