Önyargılarımızın Esiriyiz

Merhaba sevgili okuyucular, şimdiye kadar kendimin yaşadığı zorlu süreci, bu süreci nasıl atlattığımı, nasıl her dakikaya anılar sığdırdığımı anlattım. Bunun dışında neler öğrendim neler. Bunlardan da biraz bahsedeyim size.

Kaynak: www.yediharika.com
Kaynak: www.yediharika.com

“Önyargılarımızın ne denli esiriyiz?” biliyor muyuz? Herbirimiz, yeterince etrafımızdakileri tanımadığımız halde, hatta bir merhaba bile dememiş olsak da insanların dış görünüşüne bakıp yorum yaparız. Önyargılarda bulunuruz. Hemen o kişi hakkında olumlu ya da olumsuz fikirler yürütürüz.

Ben de bu süreçte, sadece görünüşüme göre kişilerin nasıl önyargılı yaklaşabildiğini gördüm. Tedavi sonrasında ellerimi gün ışığından korumam gerekiyordu, Bunun için eldiven kullanıyordum. Değişik modellerde, değişik renklerde, hoşuma giden eldivenleri kıyafetlerimle kombinliyordum. Bu şekilde eldiven kullanmak zorunlu olmaktan çıkıyor, sevdiğim bir aksesuar haline geliyordu.

Merhaba yazımda da anlatmıştım, belki hatırlayanınız olur, ben zoraki olanı değil, sevdiğim şeyleri daha büyük özenle ve zevkle yapıyorum. Zorunlu olanı ise sevebileceğim hale getiriyorum ki iyi bir sonuç elde edeyim, beni mutsuz etmesin.

Bu dönemde tanıdık, tanımadık kimse eldivensiz görmemişti beni. Tanıyanlar biliyordu sebebini tabii ki, tanımayanlar, uzaktan görenler ise kendince yorum yapıyorlarmış. Kimileri tarz olsun diye bunu yaptığımı düşünmüş, kimi farklılık olsun diye. Hatta metalci olduğumu düşünenler bile olmuş. Bunları duyunca gülerek tepki vermiştim. Sonra düşününce ne kadar önyargılarımızın esiri olduğumuzu anladım. Hep en kolayını seçiyoruz, hiçbirşeyin nedenini düşünmeden, niçin diye sorgulamadan, gördüğümüz herşeyin üzerine kendimize yakışan şekilde senaryo yazıyoruz.

Hep öyle değil midir zaten? Uzun saçlı, küpeli birini, çok şık kıyafetler içinde kravatlı birini ya da elinde tespih sallayan birini gördüğümüzde ya da çok makyaj yapan, çok rahat kıyafetler içinde olan bir kadınla karşılaştığımızda hemen hepsini kendimizce yorumlarız. Düşünün bir, yeni tanıştığınız birini inceleyip dış görünüşüne göre belli bir yere koymaz mısınız? Sevip sevmeyeceğinize ilk bakışta karar vermez misiniz? Sadece dış görünüşü değil ismi, burcu, yürüyüşü, tavırları bile bazen önyargılarla hareket etmemize neden olmaz mı? Sonrasında daha iyi tanıdıkça fikriniz değişir çoğunlukla, hatta pişman bile olabilirsiniz ilk düşüncelerinizden. Bir yerde okuduğum yazıda “Serseri diye tanımladığınız biri, bir gün doktor olarak karşınıza çıkıp hayatınızı kurtarabilir.” diyordu.

İlk düşüncelerden etkilenmeden, herkese objektif bakabilen yoktur ya da çok azdır herhalde. Yaşımız, işimiz, kariyerimiz ne olursa olsun, biz düşüncelerimiz kadarız.

Son olarak söylemek istediğim, “Ben senin beni oradan gördüğün kadarım, sen ise düşüncelerin kadarsın. Ötesi yok.”

Haftaya görüşmek üzere mutlu ve hoşça kalın…

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir