Ruha Dokunmak

Merhaba Biricik Dünyam ailesi ve okuyucuları.

2015 yılına girdik, ilk yazım ile karşınızdayım. Ne mutlu ki 2014 yılının sonlarında sizlerle tanıştım, yazılarımı paylaştım ve anı olarak kaldı hatırımda. Hepinize ilginiz için teşekkür ederim.

Sizlere “ruha dokunmak” kavramını anlatmaya çalışacağım bu yazımda. Açıkçası nereden ve nasıl başlayıp yazacağımı bilemiyorum. Bazı şeyler vardır hissedilir. Kelimelere ve cümlelere sığdırmak zordur o hisleri. Çünkü, her kelime ve cümle eksik kalır o duyguları anlatmaya. Bende de şu an aynen öyle oldu.

Mutlaka herbirimizin hatırında kalan kişiler ve olaylar vardır. Mesela küçükken biri size zaman ayırıp sohbet etmişse, başınızı okşamışsa, bir oyuncak hediye etmişse ismini hatırlamasanız bile o kişiyi unutmazsınız. Olayları ve hislerinizi hatırlarsınız, çünkü ruhunuzda iz bırakmıştır bir kere.

Ben çok şanslıyım ki, ruhuma dokunabilen arkadaşlarım var etrafımda. Birkaç anımı sizinle paylaşacağım, o zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz.

Öyle çok eski zamanlara gitmeyeceğiz. Bir buçuk yıl öncesine benim zorlu süreç diye adlandırdığım zamana gideceğiz.

Ellerimi yeni kullanabildiğim dönemdeki desen çalışmam
Ellerimi yeni kullanabildiğim dönemdeki desen çalışmam

Bu zorlu süreçte, biliyorsunuz kendi başıma çok fazla şeyi yapamıyordum. O anlarda kardeşten öte arkadaşlarım, yeri geldi evimin temizliğini yaptılar, misafirlerimi ağırladılar, yemeğimi yedirdiler. Birilerine muhtaç olma fikri beni mutsuz ediyordu. Zaman zaman bu ilgiden rahatsızlık duyuyordum. Onları istemediğimi söyleyip kimi zaman da çok sert tepki gösteriyordum. Hiç kırılmadılar bana. Hatta yemek yedirirken, “Onun verdiğini yedin, benim verdiğimi de yiyeceksin.” derlerdi, çok asabi olduğum zamanlarda bile onların bu davranışı tebessüm etmeme yeterdi. Allah dağına göre kar verirmiş. “Sen güçlüsün bunu da atlatabilirmişsin demek ki.” diyerek, en güçsüz anımda güç veriyorlardı. O zamanlarda, sözleriyle, davranışlarıyla ruhuma dokunmakla kalmıyorlar adeta sarıp sarmalıyorlar, iyileşmeme yardımcı oluyorlardı.

Ağrılı sancılı dönemin bittiği mozaik kursuna gittiğim zamanlardaydı. Estetik kaygım başlamıştı. Bir arkadaşım, “Senin bedeninde görünen izlerin var ve bunlar hiç önemli değil, gelip geçecek, önemli olan ruhunda kötü izler bırakacak olaylar olmasın.” demişti. O da o sözüyle ruhuma dokunmuştu. Her bir dokunuş içimde umut olarak yeşerdi, sarmaşıklandı, heryeri sardı.

Bu dönemde bir güzel sözün, ilginin, bir dokunuşun ne kadar önemli olduğunun farkına vardım. İyileşmek için kendi isteğin kadar kesinlikle bunlara da ihtiyaç olduğunu anladım.

Şimdi her anımı mutlu geçirmeye çalışıyorum ve anlar bırakıyorum ardımda. Ruhu güzel insanlar katıyorum hayatıma, herşeyin en iyisini aramıyorum, herşeyin en iyisini aramayanlarla zaman geçiriyorum. Büyük gülüşleri olanları, herşeyi dert etmeyenleri, paylaşmak için mükemmel olmayı beklemeyenleri daha çok seviyorum.

Ben de bu süreçte öğrendiğim üzere, etrafımdaki kişilerin içinde umut ve inanç filizleri yeşertmeye ve ruhlarına dokunmaya çalışıyorum. Geçen hafta da, minicik yürekleri ve kendimi mutlu edecek bir projeyi gerçekleştirdim. Yaşadığım şehirde, maddi olanakları hiç iyi olmayan bir okul araştırdım ve okula gittim. Okul müdüründen bir ricada bulundum, anaokulu öğretmenleriyle konuştum. Öğrencilerin sayısını ve çocukların isteklerini öğrenmesini istedim. Öğretmen ile güzel bir iş birliği yaptık. Çocukları sohbet esnasında konuşturup isteklerini öğrendi ve bana liste halinde gönderdi. Sıra onların isteğini yerine getirmekteydi. Her zaman yanımda olan arkadaşlarımdan tutunda, mahallenin pastanesinden marketine kadar herkesten yardım istedim. Hepsi destek oldu. Anaokulundaki çocukların hayallerindeki oyuncakları temin ederek onlara hediye ettik.

5fotograf

Yapmak istediğim, o çocuklara sadece oyuncak götürüp vermek değildi tabii ki. Onlara birşeyi gerçekten istediklerinde olabileceğinin inancını vermekti. Biliyorum, ileri ki zamanlarda büyüyüp meslek sahibi olduklarında ismimizi hatırlamasalar da o anı ve hissettikleri duyguları hiç unutmayacaklar, kendilerine yapılan bu sürprizi belki ileride onlar da başka küçük çocuklar için yapacaklar, ayrıca çocukları mutlu ettikleri kadar kendileri de mutlu olacaklar. Çünkü, elimi taşın altına koyduğum ve böyle bir projeye önderlik ettiğim için ben çok mutluyum.

Siz de bir güzel sözle, bir dokunuşla, bir tebessümle etrafınızdakilerin ruhuna dokunabilirsiniz. Bunları hayatınızdan eksik etmemeniz dileğiyle umutlu ve hoşça kalın…

Comments

comments

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir