Sevgi ile Uzat Elini, Vardır Tutacak Biri

“Yardımlaşma ve dayanışma, bir toplumun gelişmesi için en güzel vesiledir.” KESLER

(Foto:www.vanderbilt.edu)
(Foto: vanderbilt.edu)

36. Vodafone Istanbul Maratonu 16 Kasım 2014 Pazar günü yapılacak. İstanbul’da düzenlenecek olan uluslararası maratonda önce atletler kürsü için yarışacak, arkasından da halk yürüyüşü başlayacak. Eğer koşan ekipte değilseniz, yürüyüşe katılmak için kayıt yaptırmanız gerekiyor. İki kıtayı bağlayan Boğaz Köprüsü’nde boğazın eşsiz manzarasına doyasıya bakma fırsatı bulabilir ve binlerce kişi yürürken ortaya çıkan ilginç sahnelerle eğlenebilirsiniz.

Benim bu maraton ile ilgili değineceğim en önemli konu, sosyal sorumluluk projesi. 2008 yılında Adım Adım Oluşumu ile “Sosyal Sorumluluk Partneri” uygulamasına geçen İstanbul Maratonu sayesinde, 6 yıldır destek verdikleri dernek veya vakıflar yararına koşan kişiler bağış toplamakta ve ihtiyaç sahiplerinin hayatlarına dokunmaya çalışmaktadırlar. Bu yıl, 15 km.’yi tamamlamaya çalışacak gönüllü arkadaşlarım çoğunlukta. Her biri farklı bir sivil toplum kuruluşu için koşacak olsa da hepsinde aynı amaç doğrultusunda aynı heyecan var. Hedef, toplamda 1.600.000 TL. Antreman yapıyorlar, kondisyonlarını arttırmaya çalışıyorlar. Ben de aralarına katılmayı çok istedim, ama mevsim geçişlerinde biraz düzeni şaşan tansiyon probleminden dolayı doktorumdan onay alamadım. O yüzden, yarım elma, gönül alma bağışlarımla arkadaşlarımı destekledim. Hiç zorlanmadan ipi göğüsleyeceklerine yürekten inanıyorum. Siz de bu proje kapsamında, ihtiyaç sahipleri için kullanılmak üzere banka hesaplarına karınca kararınca para gönderebilirsiniz. Adım Adım Oluşumu websitesinde seçeceğiniz sivil toplum kuruluşunun bağış yapılacak banka hesabını, gönderebileceğiniz son tarihi ve diğer açıklamaları bulabilirsiniz.

“Sağ elin verdiğini, sol el görmemeli.” der büyüklerimiz. Aslında “Yaptığınız yardımla övünmeyin, kibirlenmeyin, dillendirip kişilerin gururunu incitmeyin, küçümsemeyin” demek isterler. Yardım hassas bir konudur, gizli olmalıdır. Ama, yolsuzluk yapan derneklerden, trilyonları olan dilencilerden dolayı günümüzde bir çok insanın güveni sarsılmıştır. Maddi ya da manevi yapacakları yardımda tereddüt etmektedirler. O yüzden, bu önyargının yıkılıp tekrar güveni kazandırmak, başka kişilere örnek olmak, toplanan para, kıyafet, kitap ya da eşyanın doğru yerine ulaşabildiğini göstermek için daha çok söylenmeli, paylaşılmalıdır…

Bu koşu sayesinde, bir çoğunu yakından tanıdığım, gelen yardımları uygun şekilde kullanan ne kadar çok vakıf, dernek, meslek kuruluşları olduğunu bir kez daha gördüm. Belki de saymakla bitmeyecek kadar çok…

  • Eğitim kurumlarının burs imkanı sağlayan dernekleri,
  • Belediyelerin ya da partilerin kadın ve gençlik kolları,
  • Kurumsal firmaların gönüllü çalışanlarının kurduğu gruplar,
  • Türkiye Korunmaya Muhtaç Çocuklar Vakfı,
  • İstanbul Zihinsel Engelliler için Eğitim ve Dayanışma Vakfı,
  • Dünya Şizofreni Derneği,
  • Atlas Yardımlaşma Derneği,
  • TSK Mehmetçik Vakfı,
  • Sevgi Mağazası Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği,
  • TOG, TEGV, ÇYDD, TÜRGÖK, STET, AKUT, AÇEV …

Bunlar bir anda sayabildiklerim… Bugünün gençlerinin ve çocuklarının eğitimine katkıda bulunmak en önemli ortak amaçları. Gerek yurtiçi veya yurtdışı için burslar, gerek bireysel eğitimler ile onlara yardımcı olmayı, onları topluma kazandırmayı, aileleriyle birlikte kaliteli ve sağlıklı yaşam koşulları sağlamayı da kuruluş amaçlarına eklemişler. Özveri ile çalışıyorlar.

En önemli görevi üstlenmiş olanlar ise öğretmenler ve anne-babalar… Çocukların gelişimi ve eğitimi için kişisel çaba gösterenler var ki, ellerindeki imkansızlıklara rağmen tek başlarına verdikleri mücadele takdiri hak ediyor. Eğitim ve sağlık alanındaki eksiklikleri, sesinin ulaştığı yerlere duyurup destek olunmasını sağlıyorlar. Sorunu yaşayan ve soruna çözüm bulmak isteyenin ortak çalışması ile daha güzel sonuçlar elde ediliyor.

Biliyorum, aklınızda “Verdiğimiz para yerine ulaşıyor mu?” sorusu var. Emin olun ulaşıyor. İster 5-10 TL olsun, ister 1,000 TL olsun, damlaya damlaya göl olup hayırlı işlerde kullanılıyor. İnsanoğlunun egosu yüksek, tabii ki vardır içlerinde kötüye kullanan, haram yiyen, ama binde birdir. Onları görüp hepsini aynı zannetmeyin, gerçekten gönül vermiş insan, bırakın haram yemeyi, eksiği tamamlamak için cebinden çıkarıp ekler parayı. Buna ikna olmanın da en iyi yolu onları tanımaktır. Araştırın. İnsana, doğaya veya hayvana yardım eden dernekleri ziyaret edin, kuruluş amaçlarını ve çalışmalarını inceleyin, ne kadar kapsamlı işler yürütüldüğünü görüp şaşıracaksınız. Siz tanıdıkça çevrenizdekileri de bilinçlendirebilirsiniz. İşini doğru yapmayanı eleştirmek, en iyi şekilde çalışmalarını yürüteni de ortaya çıkarıp takdir etmek için şansınız olur. Böylelikle, iyi ile kötü ayrışacaktır.

“Maddi destek veremiyorum, bütçem yok.” mu diyorsunuz. Kendiniz varsınız. Sizin vereceğiniz manevi destek ve sevgi de değerli. Öncelikle, yakın çevrenizdeki muhtaç kişilerle ilgilenin. Kendinize en yakın hissettiğiniz dernek ya da vakfın çalışmalarında görev alın. Kermeslere katılın. Çocuk Esirgeme Kurumlarına gidip çocukların bakımına, derslerine yardımcı olun, onlara sevgiyle sarılın. Yiyecekleriniz alıp planladığınız altın gününü çocuklarla birlikte geçirin ya da malzemeleri alıp gidip orada pişirin. Mecidiyeköy’deki Down Cafe’ye gidip bir çay için, orada çalışan çocuklarla sohbet edin. Görme Engelliler için kitap okuyun. Kadınlar için düzenlenen okuma-yazma kurslarında öğretmenlik yapın. Giymediğiniz giysilerinizi, kullanmadığınız eşyalarınızı Sevgi Mağazası’na bırakın. Okul aile birliklerinde çalışın. Yeter ki siz isteyin, niyet edin, eğitim durumunuza, yapabilirliğinize uygun, size huzur verecek bir çalışmaya muhakkak dahil olursunuz. Hele bir de “Ben bir yardım çalışması planlıyorum” deyin, hiç ummadığınız yerlerden size eller uzanacaktır.

Ülkemizin geleceği için gönüllü çalışırken en büyük kazanç yardım edilen kişinin yüzündeki gülümseme, içten gelen minnet dolu bir teşekkür, yetişen gençlerin topluma yararlı bir birey olmaları ve amaca ulaşmanın verdiği büyük mutluluktur. Siz etrafınıza ışık saçtıkça siz de o ışık ile daha da aydınlanırsınız.

Tüm gruplar ortak hareket edebilse, devlet daha çok kaynak ayırabilse, toplumsal dayanışma ve paylaşmaya herkesi davet eden daha kapsamlı organizasyonlar yapılsa, bu organizasyonları daha sistemli duyurarak yardım elini uzatmak isteyen ile yardıma muhtaç kişi arasında köprü olabilsek o zaman birlik oluruz. Bu bir hayal değil, en büyük felaketlerde bunu yapabildiysek bu güç biz de var demektir. Sadece bunun için elele bir adım atmamız gerekiyor.

Comments

comments

Yazar Hakkında

Serpil Şengör

YAŞAM BÖLÜMÜ YAZARI - EDİTÖR| Kahve Çekirdeği, Muhabbetin Kalbi| 1971 senesi tanıklık ederken tarihte bir çok olaya, sabah 9.05’de ben gelmişim dünyaya... Bir anda kalabalık Sayar ailesinin ferdi oluvermişim. Aileden gelen genlerin dışında Birsen ve Yaşar’ın verdiği terbiye ile kişiliğim şekillenmeye başlamış. Kaan’ımla evlenip Şengör ailesine katılınca, zeytin gözlü oğlum Atakan’ımı alınca kucağıma, yeni olaylar, yeni kişiler de girince hayatıma bugünkü Ayşe Serpil çıktı ortaya... Burcum Ikizler, bir de yükselenim Aslan olunca epey karmaşık yapım herkesi şaşırtır. En olmadık yerde dökülürken gözyaşlarım, bir anda heryeri çınlatır şen kahkahalarım. Yaşam felsefem, “her zaman gülümsemek, mutlu olmak ve sevdiklerimi de mutlu etmektir”. Bu yüzden, masa başı iş hayatım devam ederken gönüllü çalışmalarına katılırım. Bunlardan biri de sosyal sorumluluk projeleri olan “İmza:Kızın", "İmza:Karın", "İmza:Ben" kitaplarıdır. Verdiği heyecan ve mutluluğun yanı sıra yazdığım satırların bana nasıl yeni ufuklar açacağını hayal bile edememişim.

Benzer yazılar

1 Yorum

  1. Zerrin Haşmet Helvacıoğlu

    Serpicim eline kalemine sağlık ne güzel ifade etmişsin. Ben de STK’lar ile çalışan bir kişi olarak gönüllü matematik öğretmenliği yapıyorum. Fakat tek başıma bir gönüllü proje içinde olmak bana daha da büyük bir manevi tatmin ve huzur verdi.
    Seninde bildiğin gibi Adım adım ile Tegv adına 36. Avrasya Maratonunda 10km koşucam şimdiden çok heyecanlıyım. Tüm sevdiklerim ailem ve dostlarım beni gönülden ve bağışlarıyla destekliyorlar.
    Hepinize teşekkür ederim, sevgiler…
    Zerrin Haşmet Helvacıoğlu

    Yanıt

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir