Tez Hazırlarken Bilinmesi Gerekenler – VII

Veri Toplama Yöntemleri

Bazı olayları, durumları, ilişkileri veya davranışları anlamak ve incelemek için davranışlar, durumlar, ilişkiler ve olaylar üzerinde geçerli ve güvenilir bilgiler elde etmek gerekir. Bu bilgilere veri (data) denir. Günümüzde bilimsel araştırmalar için çeşitli veri toplama yöntemleri geliştirilmiştir.

Veri toplama yöntemleri, davranışları betimlemeyi, ortak özelliklerine göre sınıflamayı ve birbiri ile ilgili davranışsal olayları belirlemeyi amaçlar. Betimsel yöntemle bilgi toplamak demek, bilgi kaynaklarına hiçbir müdahalede bulunmadan, durum saptama yoluyla bilgileri belirlemektir.

Bu veri toplama yöntemleri şunlardır:

  1. Doğal gözlem
  2. Sistematik gözlem
  3. Anket
  4. Testler
  5. Görüşme (Mülâkat)
  6. Vak’a (olay) incelemesi

Bu yöntemlerden her birinin bazı avantajları olduğu gibi birçok dezavantajları da vardır. Şimdi bu yöntemlerle ilgili hem açıklayıcı bilgi verilecek hem de avantaj ve dezavantajlarına değineceğiz.

1) Doğal gözlem: Bu, en eski bilgi toplama tekniklerinden biridir. Doğal gözlem, olayları çeşitli biçimlerde kaydederek ve ölçerek bilgi toplamaya yarayan bir yöntemdir. Doğal gözlem yoluyla araştırmacılar hemen her zaman birçok şey öğrenirler. Doğal gözlemde olaylar, doğal ortamlarda ve araştırmacının herhangi bir müdahalesi olmaksızın gözlenir. Araştırmacı elinden geldiğince gözlem yaptığı gruba veya olaya kendini hissettirmez. Öğrenilmek istenen durumun özellikleri kendi doğal koşullarında gözlenir ve saptanır. Bu yöntemin temel amacı bilim adamının doğayı ve olayları anlamaya çalışmasına yardım etmektir.

Araştırmacı olayı izler ve sonuçlar çıkartır. Bunun yanında doğal gözlemde, bireylerin tutum ve davranışı üstünde sürekli etkileri olan önemli değişkenler de incelenir. Birçok yöntemde bu olanak yoktur. Doğal gözlemde araştırmacı olayın gelişimini değiştirme gibi bir yetkiye sahip değildir. Böyle bir davranış doğal gözlemin amacına aykırı olur.
Bu yöntemin dezavantajlarından biri, elde edilen sonuçların daha az keskin olmasıdır. Bağımsız değişkenin kontrolü daha zordur. Hatta bazen bağımsız değişkenin hangisi olduğu bilinmeyebilir (Arık, s:272). Örneğin, cinsel yaşam, zekâ düzeyi gibi değişkenleri kontrol altına almak çok zordur. Gözlem yöntemde bunlar sadece gözlenir ama müdahale edilemez. Denek grupları, araştırmacı istediği gibi gruplayamaz ve seçemez; çünkü böyle bir imkâna sahip değildir.

Ayrıca çok zamana gereksinim duyulduğu için ekonomik anlamda pahalı bir yöntem olarak kabul edilmektedir; çünkü gözlenmek istenen durumun ortaya çıkması uzun bir zaman alabilir. Olayların doğallığına müdahale etmemek için, kamera, fotoğraf makinesi, ses alma cihazı vb yardımcı araç-gereçler de kullanılabilir; bunlar da ciddi bir maliyet gerektirir. Bu gibi dezavantajlar yanında deneklerin yaş, özgeçmişleri gibi birçok özellikleri hakkında gerçekçi bilgilere sahip olunmayabilir. Bundan dolayı gözlenen olay veya durumlara beklenmedik değişkenlerin etki etme olasılığı söz konusudur. Bütün bu dezavantajlara dayanarak “genellemenin” her durum veya olay için kolaylıkla yapılamayacağı sonucuna varılır.

2) Sistematik gözlem: Sistematik gözlemde, koşullar araştırmacı tarafından belirlenir. Araştırmacının ilgilendiği belli bir konu vardır. Konuya göre davranışlar seçilir ve sadece seçilen davranışlar gözlenir. Sistematik gözlemde belirlenmiş bir plan veya program vardır. Gözlem sadece belirli bir durum veya sınırlı bir olayla ilgilidir. Önceden hazırlanmış bir gözlem listesi vardır ve gözlem sırasında elde edilen veriler bu listeye kaydedilir. Araştırmacı olayı veya durumu nasıl gözleyeceğini çok iyi bilir; çünkü önceden bununla ilgili gerekli bilgiyle donatılmıştır. Gözlemin yapılacağı zaman dilimi de önceden belirlenir. Örneğin araştırmacı, anasınıfında öfke krizleri geçiren bir çocuğu, her gün 10–12 saatleri arasında gözlemler.

Verilenir güvenirliği için çoğu kez birbirinden bağımsız gözlem yapmış, birden fazla gözlemcinin verilerine bakılır. Eğer gözlemcilerin verileri birbirini destekler mahiyetteyse güvenirlilik söz konusu olabilir.

Doğal gözlem için gereçli olan birçok dezavantaj, sistematik gözlem için de geçerlidir. Ayrıca sistematik gözlemde iki büyük hata kaynağı da şunlardır:

a) Sistematik gözlemlerde tepkilerin, davranışların yanlış kategorilere sokularak kaydedilmesi.

b) İkinci gözlenen davranışların yorumlanarak kaydedilmesi (Meyers ve Gressen, akt: Arık, s:276)

3) Anket (Sörvey/Soruşturma): Anket ile belirli bir topluluktan özellikle belirli bazı konularda veri toplama için yapılan bir çalışmadır. Kişilerin belli konulardaki tutumları, düşünce ve duyguları, önerileri saptanır. Örneğin, televizyon programlarının izlenme oranlarını belirlemek için anket yöntemi uygulanabilir.

Anket (kaynak: www.gonca.com.tr)
Anket (kaynak: www.gonca.com.tr)

Birçok sorudan oluşan anketler yazılı olarak cevaplandırılmak üzere kişilere verilir. Genellikle bu yöntemle değişik yerlerde bulunan çok sayıda kişiye ulaşılır. Anket, psikolojinin tüm alt dallarında ve özellikle sosyal psikoloji alanında kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde, ankete katılan bireyler, araştırmadan haberdardır ve gönüllü katılmaları gerekir.

Anket yönteminde “cevap veremem”, “bir fikrim yok”, “fark etmez”, “şüpheliyim” gibi tepkilerin yüzdelerinin artması o anketin güvenirliğini ve genellenebilirliğini gölgeler, çünkü alınan cevapların popülâsyonu temsil etme kudretti, cevap yüzdesi düşük olduğu için azalmıştır (Dominowski, akt: Arık, s:277) Ayrıca deneklerin verdikleri cevapların gerçek olup olmadığı da kuşkuludur, çünkü bazı konularda isminin deşifre edilebileceğini düşünerek gerçek düşüncelerini yansıtmayabilir.

4) Testler: Belli davranışları veya bu davranışlarla ilgili özellikleri ölçmede kullanılan araçlardır. Bu davranışlar, kişilik özelliklerini, genel ve özel yetenekleri, kişinin belli bir konudaki bilgisini, tutumlarını ve ilgilerini içerebilir (Özkalp, s:168). İyi yapılmış ve eşit koşullar içinde uygulanmış testlerle birçok bilgiler elde edilebilir. Testlerin en iyi avantajı birçok davranışın test yoluyla özetlenmesi ve öz biçiminde sunulmasıdır.

Testlerin en önemli dezavantajı her zaman “bilimsel özellik” taşımamasıdır. Testlerin bilimsel geçerlilik kazanması için bazı önkoşullara sahip olması gerekir. Örneğin, geçerlilik ve güvenirlilik gibidir. Bu teknik özellikler, özel bazı yöntemlerle belirlenir ve her testle bulunmayabilir.

Psikoloji biliminde psikofizyolojik testler de kullanılmaktadır. Canlıların davranışlarla ilişkili olan fizyolojik süreçlerini ölçmek için uygulanan testlerdir.

5) Görüşme (Mülâkat): Bireylerin duygu, düşünce ve davranışlarını yüz yüze görüşerek belirlemede kullanılan bir yöntemdir. Görüşmenin en önemli özelliği bireyle yüz yüze görüşülür ve bilgiler sözel olarak elde edilir; bu yönüyle anket ve test yönteminden daha güvenilir sonuçlar elde edilebilir; çünkü yüz yüze görüşmelerde, araştırmaya katılan bireyin cevap vermeme oranı azalır. Mülakatın en önemli dezavantajlarından biri zaman kaybı ve bireyin bazı sorularda gerçek duygu ve düşüncelerini dile getirememesidir. Örneğin, cinsellikle ilgili bir araştırmaya katılan bireyler, bir çok soruya cevap vermeyebilirler veya aldatma üzerine yapılan bir araştırmada çoğu kez doğru ve gerçek cevaplar ve açıklamalar verilmeyebilir.

Psikolojinin uygulamalı dallarında sıkça kullanılır. Klinik psikoloğun kullandığı psikolojik tedavi türlerinin büyük bir bölümü görüşme yöntemi uygulanarak yapılır. Bu yöntem, personel seçimi ve danışmanlıkta da kullanılır.

6) Olay (Vak’a) İncelemesi: Bireyin geçmişi, ailesi ve çevresindeki kişilerle ilişkileri, sorunları ile ilgili bilgiler bireyin kendisinden ve diğer kaynaklardan elde edilebilir. Vaka tarihçeleri genellikle geçmişte yaşanmış olayların hatırlanıp söylenmesi yoluyla oluşturulur. Olay incelemesi birçok bilgiyi elde etmeye yardımcı olur. Olay incelemesi, genellikle uygulamalı bilim dalları için kullanılan bir uygulamadır.

Olay incelemesi, bir kişi, olay veya grupla ilgili olarak yapılabilir. Örneğin, alkolik birinin durumunu değerlendirmek için olay incelemesi yapılabilir.

Comments

comments

Yazar Hakkında

Aylin Demir

ORTAK & EDİTÖR|Marka ve İçerik Danışmanı|Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi mezunu, evli, mutlu ve 1 çocuklu, mavi tutkunu, yazma aşığı, heyecanlı ve bir o kadar da melankolik bir yengeç kişisiyim. 16 yıllık eğitim ve 3 yıllık iş hayatı sonrası, evlilik sürecinde işten çıkarıldığımdan bu yana, istediğim işi bulamadığım için mecburi ev hanımlığı yapmaktayım. En büyük tutkum olan yazmak ve okumak adına bir şeyler yapmak için blog dünyasına giriş yaptım. Zaman zaman kendi blogumda yazmaya devam ediyorum. Bu güzel yolculuğa yeni insanlar tanımak, güzel anılar biriktirmek için çıktım. Sizler de bu yolda bana eşlik etmek istemez misiniz?

Benzer yazılar

Yorum Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir